Kitap belli ki güzel bir kitap ancak çeviri çok bozuk. Çok yazık olmuş. Örneğin,
Ama genellikle kösteklenmiş jestler kısıtlamayı çağrıştırırken, farkına varılmayan bir dizin kıpırtısıyla harekete geçen küçük adımlar, yürüyen kadınların ayaklarına sanat eseri damgası vurur.
Allah aşkına ne demek bu. Sanki bazı sözcükleri rastgele alıp koymuş. Japon kadınların küçük adımlarla yürümesini estetik bulduğunu anlatıyor sanırım. Cümleyi kaç kere okudum sonunda çıkardığım bu.
Alın bir tane daha,
Özellikle zavallı kızın (adı Olimpos Saint-Nice), "Hey Olimpos sana tırmanabilir miyim?" gülünçlüğüne mahkûm olduğu biliniyorsa...
Ne kadar dikkatsiz bir çevirmen olduğu burada kendini açıkça ele veriyor. Okuduğumu anlamakta zorlandım ... gülünçlüğüne mahkûm olmak? sizce ne demek, düşününce bulduğum kızcağız hayatı boyunca bu espriye maruz kalmış.
Herkes çevirmen olamaz ve yabancı dilde eğitim veren okul bitirmek çevirmen olmanın yeter şartı değildir.
Dediğim gibi çok yazık olmuş. Sanırım yarıda bırakacağım.