Buğra

Buğra
@bababirokur
Ege Üniversitesi
Ankara
109 okur puanı
Mart 2022 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Puan vermedi·477 syf.··
2025 32. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 08 Haziran 2025 11:46
Yayımlandığı dönemde büyük bir ilgiyle karşılanan ve okur çevresinde hızla popülerlik kazanan Sally Rooney’nin Intermezzo kitabını ben de merak edip almış ama okumak için acele etmemiştim. Çünkü, kitabın popülaritesiyle birlikte hakkında farklı görüşler de ortaya çıkmıştı. Kimi okurlarınca derinlikli, duygusal ve entelektüel bir roman olarak görülürken, kimi okurlarınca da beklentilerinin karşılanmadığı ve kitabın abartıldığı düşüncesi hakimdi. Kitabın kapağı ve tanıtımlarında sunulduğu gibi satranç ve strateji etrafında şekillenen bir hikâye değil, daha çok iki kardeşin özel yaşamlarındaki karmaşık duygular, aile ilişkileri ve aşkın karmaşıklığı üzerine yoğunlaşan bir kitapla karşılaşınca ben de ikinci gruptaki okurlara dahil oldum Satranç metaforu kitabın yapısına zekice entegre edilmiş olsa da beklenen “hamle ve karşı hamle” geriliminden ziyade içsel çatışmalara, karakterlerin ruh haline odaklanılması kitaptan beklentimle gerçekleşen arasında büyük bir fark oluşmasına neden oldu. Kısacası, Intermezzo bence beklentisini doğru ayarlayanlara hitap eden bir roman. Derin aile bağları ve insan psikolojisi işlenen kitaplar ilginizi çekiyorsa okunabilecek bir kitap. Eğer hızlı bir hikaye ya da hareketli olay örgüsü arıyorsanız, Intermezzo sizi hayal kırıklığına uğratabilir.
İntermezzoSally Rooney · Can Yayınları · 20244,396 okunma
Reklam
Puan vermedi·112 syf.··
2025 30. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 17 Mayıs 2025 08:01
Okuyup da beğenip beğenmeme arasında tam karar veremediğim ama okurunda bir şekilde iz bırakabilecek kitaplardan biri olduğunu düşündüğüm Yılkı Atı, bozkırın içinde, insanla hayvan arasında kurulan bağların izini süren bir roman. Anadolu’nun sert doğasında geçen kitap sadece yalnızlığa terk edilen bir atın hikayesini değil insanın özgürlükle, çaresizlikle ve vicdanıyla olan sınavını da anlatıyor. Okurken zaman zaman metnin durağan yapısı beni zorladığından ne tam anlamıyla kitabın içine girebildim, ne de bütünüyle hikayeye karşı yabancılaştım. O yüzden bende arada kalmış bir kitap olarak yer eden bu eseri sükûnetli anlatıma sahip ve derin mesajlarıyla okurunu düşündüren kitapları sevenlere tavsiye ederim.
Yılkı AtıAbbas Sayar · Ötüken Neşriyat · 20268bin okunma
Puan vermedi·496 syf.··
2025 33. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2025 17:31
Deli İbram Divanı’yla tanıdığım Ahmet Büke’nin okuduğum üçüncü kitabı oldu Kırmızı Buğday. Kitabın başlarında karakter bolluğu ve toprak kavgaları arasında yolumu kaybeder gibi olsam da ilerledikçe sayfaların kendini çevirdiği soluksuz okuduğum bir kitap oldu. Gördes’in verimli topraklarında başlayan hikaye Çanakkale’nin kanlı siperlerine, Filistin’in yakıcı sıcağına, işgal altındaki memlekete ve nihayet milli mücadelenin sarsıcı günlerine kadar uzanıyor. Ana karakterimiz Arap Ali, bölgenin güçlü ailelerinden Kayacıoğlu Adnan Bey’in adaletsizlikleri karşısında içinde büyük bir kin beslerken kendin fikrince adalet arayışına başlar. Ancak onun mücadelesi sadece bir toprak meselesi değildir; bir taraftan da savaşlar ve kendi iç çatışmalarıyla da sınanır. Arap Ali, önce Çanakkale Cephesi’ne, ardından Filistin Cephesi’ne sürüklenir. Cephedeki komutanı Yüzbaşı Cemil ile kurduğu bağ, onun içsel dönüşümüne katkı sağlar. Yüzbaşı Cemil ve Gani Dayı gibi karakterler, Ali’nin hem vicdanına hem de mücadelesine yön verir. Savaş sonrası geri döndüğünde, memleketinin işgal altında olduğunu, halkın zor durumda kaldığını görür. Bu noktada Arap Ali için mücadele artık sadece kişisel değil, ulusal bir hal alır. Milli Mücadele sürecine katılarak, hem halkı için savaşır hem de geçmişinin hesabını kendi içinde kapatmaya çalışır. Bu mücadeledesinde Yüzbaşı Cemil, Gani Dayı ve halkın vicdanı Arap Ali’ile yürürken Deli İbram Divanı’ndan aşina olduğum Demirci Asım, Yusuf Dayı ve tabii ki Deli İbram’a tekrar rastlamak, Büke’nin kurduğu o tanıdık evreni daha da değerli kıldı. Osmanlı’nın son yıllarındaki toprak düzeni, ağalık sistemi, I. Dünya Savaşı cepheleri, işgal dönemi ve Kurtuluş Savaşı gibi tarihi olayların yaşandığı günlerde bir ailenin ve bir adamın kaderini merkeze alan Kırmızı
Kırmızı BuğdayAhmet Büke · Can Yayınları · 2025681 okunma
10/10
·376 syf.··
Beğendi
·
2025 5. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 19 Ocak 2025 08:22
İskender Pala sevgimi duymayan, bilmeyen kalmamıştır herhalde artık. Uzun yıllardır yazarı takip eden biri olarak son yazdığı kitaplarında eski eserlerindeki tadı bulamamıştım. İsmini, zulmü ve kötülüğü seven hükümdar Dahhak'ın omzunda ejderha ve yılan başına benzer iki kemik çıkması ve günün birinde şeytanın hekim kılığına girerek onu nasıl etkilediğini anlatan İran efsanesinden alan yeni kitabı Azdahak, yazarın kalemine hayranlığımı tekrar arttıran ve o eski eserlerindeki akıcılığı tekrar sunan, elimden düşürmeden okuduğum bir İskender Pala kitabı oldu. 1577 yılı Ramazanının 1.gününde İstanbul’da ortaya çıkan kuyruklu yıldız, Müneccimin gerekli bilimsel açıklamalarına rağmen İmparatorluğun zirvesinde ve halk arasında endişeye, çeşitli batıl inanç ve düşüncelere neden olur. Gökten inecek muhayyel bir kurtarıcı için cinayetler işlemeyi, zulümler üretmeyi masum bir inanış olarak gören Azdahaklar, bu gök olayı ile efendilerinin gökten ineceğini, tüm dünyayı kötülükten arındıracağı günün geldiğine iyice inanırlar. Devletin içine de yerleşmeyi başaran Azdahaklar, bu sapkın inanışları nedeniyle çakır gözlü hamile kadınları hedef alarak efendileri için kurban ettikleri gizli ayinler yaparken bir yandan da halk arasında dedikodular yayıp ilgiyi başka yerlere çekmeye çalışırlar. Ancak, uzun yıllardır İmparatorluğa hizmet eden, Uzun Sadrazam diye tanınan Sokollu'nun gözü kara iki hafiyesi Karabarut ve Emanet, tüm bu kargaşayı bir kenara bırakıp sırra kadem basan ve vahşi bir şekilde kurban edilen gelin cinayetlerinin izini sürer. Sapkın bir inanış uğruna akıl almaz cinayetler, zulümler peşindeki kötüler ile onları durdurmak isteyen iyilerin kovalamacasını bir efsanenin merkezinde anlatan kitap, tarihi dokusu, renkli karakterleri ve son ana kadar azalmayan adrenalin
Azdahakİskender Pala · Kapı Yayınları · 20253,553 okunma
Puan vermedi·84 syf.··
2024 12. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 20 Şubat 2024 16:42
Severek okuduğum yazarlardan olan ancak uzun bir süredir okumadığımı fark ettiğim Hüseyin Rahmi Gürpınar'ın kitaplığıma eklenen 3.kitabı Efsuncu Baba oldu. Kirkor ve Agop isimli, Binbirdirek'te çalışan iki Ermeni'nin şiveli atışmaları ile başlayan kitap, sofu görünümlü ama inandığı şeyler hurafeden ileriye gitmeyen, büyüye, tilsima inanan Ebulfazl Enveri'nin (Efsuncu Baba) eline geçen kitapta bahsedilen definenin Binbirdirekte olduğuna ve ona ulaşabilmek için orada bulunan iki meleğin hazinenin gerçek sahibini bekleyerek ona yardımcı olacağına inanmaktadır. Tahmin edersiniz ki bu iki meleğin oradaki iki kafadar Kirkop ve Agop olduğuna inanmasıyla define arayışında başlarından geçenler anlatılır. Yine ince bir mizaha sahip olan yazarın bu eseri de güldürürken düşündüren, kısa ama merakla okunan çerezlik kitaplardan.
Efsuncu BabaHüseyin Rahmi Gürpınar · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202010,9bin okunma
Reklam