''Röcken'deki bu kral yanlısı ailede Fransız Devrimi'nin tekrarına (bu tekrara Dresden'deki Richard Wagner ve Rhineland'daki Karl Marx da dahil olmuştu) hiç sempatiyle bakılmıyordu elbette. Prusya kralının kalabalığı yatıştırmak için sosyalist devrimcilerin kızıl armasını taktığını duyan Ludwig (babası) gözyaşlarına boğulmuştu. Göreceğimiz üzere, Nietzsche ömrü boyunca Rousseau'ya (Fransız Devrimi'ne ''Özgürlük, Eşitlik, Kardeşlik'' savaş çığlığını veren kişi), sosyalizme, hatta her türlüsünden devrime nefretini korumuştu. Ayrıca babasının kralcılığına sadık kalarak daima monarşiyi ideal bir hükümet biçimi olarak görmüştü.''(16) (Sayfa: 11)
*
Dipnot (16): Nietzsche'nin edebi mirasının korunan ilk fragmanının on yaşında bir oyunun taslağı olması dikkate değerdir. Bu taslakta kral kahramandı ve bir isyanla karşı karşıyaydı (KGW I.1 1 [1]). Nietzsche, 18 yaşından kalma başka bir fragmanda monarşik devletlerin gündelik işleri halletmekte ve bilhassa savaşta daima en iyisi olduğunu yazar. Yunanlılar bunu anlamış ve Zeus'u tüm diğer tanrıların hükümdarı yapmışlardı; Pers İmparatorluğu'nun gücü de, Perslerin çok akıllı olmasından değil, krala çok bağlı olmalarından kaynaklanıyordu (KGW 1.2 10 [33]). 1883'te Batı modernliğinin yozlaşmışlığından bahsederken, ''kralların çağı geçti çünkü insanlar artık onlara layık değil: krallarda ideallerinin simgesini değil kârlarının aracını görmek istiyorlar'' (Gİ 725), der. Geç dönem düşüncesinde Platon'un ''filozof-kralının'' büyük yer kapladığını da göreceğiz.'' (Sayfa: 847)
*
''..on dört yaşındayken şiir dışında kolayca ifade edemediği hislerinin yüzeye çıkmasına müsaade ederken şöyle yazmıştı:
*
Nereye.?
Ey gökteki minik kuş,
Bir cıvıltıyla uçup git
Selamımı götür
Sevgili yuvama.
*
Ah, sen tarlakuşu, al bu çiçeği
Koru bağrında
Süslesin