okuyucuya duygu geçişleri yaptıran !
10/10
·400 syf.··
2025 7. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 26 Şubat 2025 07:58
Kitap sahilde bir kadın cesedinin bulunmasıyla başlıyor. Ceset düşmüş ve evsiz bir halde olan bir kadındır. Ancak kadının haline zıt olarak parmağında çok değerli bir yüzük vardır. Bu kadın kimdir ve o yüzük ona nasıl gelmiştir? kitaptan bahsetmeden önce yazar ile ilgili araştırdığım bilgileri sizlerle paylaşmak istiyorum. Kitabın adı EL KIZI yazar ORHAN KEMAL peki kimdir ORHAN KEMAL ? 15 Eylül 1914’te Adana’nın Ceyhan ilçesinde doğdu. 2 Haziran 1970'te yaşamını yitirdi. Toplumsal gerçekçi romanın usta kalemi, öykü ve roman yazarı Orhan Kemal.Asıl ismi Mehmet Raşit Öğütçü. İlk Büyük Millet Meclisi’nde Kastamonu Mebusu olan ve seçildiği Adalet Bakanlığı’ndan 3 gün sonra istifa ettirilip neredeyse tüm İstiklal Mahkemeleri’nde yargılanan Abdülkadir Kemali Bey’in oğlu. Babasının, 1930’da Ahrar Fırkasını kurmak ve gazete çıkarmak yüzünden öldürülme korkusuyla Suriye’ye geçmesi üzerine, ortaokul son sınıfta öğrenimini yarıda bırakmak zorunda kaldı. Bir süre Suriye ve Lübnan’da yaşadı. 1932’de Adana’ya döndü. İşçilik, dokumacılık, ambar memurluğu, katiplik yaptı. 1939'da ilk şiirlerini de yazdığı askerliği esnasında, komünizm propagandası yapmak suçlamasıyla 5 yıl hapse mahkum oldu. Bursa Cezaevi'nde Nâzım Hikmetle tanışması yaşamının ve yazarlığının dönüm noktası oldu. 1943'te salıverildikten sonra Adana'ya döndü. Amelelik, sebze nakliyeciliği, Adana Verem Savaş Derneği’nde katiplik yaptı. 1950’de İstanbul’a yerleşti, hayatını yazılarıyla kazandı. Yaşamının son döneminde Bulgaristan ve Romanya Yazarlar Birliği’nin davetlisi olarak, daha çok da tedavi amacıyla Sofya'ya gitti. 2 Haziran 1970’te Sofya'da tedavi edildiği hastanede beyin kanamasından öldü. İstanbul’da Zincirlikuyu Mezarlığında toprağa verildi. Hece ölçüsüyle Kayseri Cezaevi'nden yazıp gönderdiği ilk şiiri
Edebiyat
El KızıOrhan Kemal · Everest Yayınları · 202615,4bin okunma
Puan vermedi·174 syf.··
2025 10. kitabı
Aziz’in babası İzmir’de evden uzakta çalıştığından annesini hem ana hem baba bilir. Annesi Nazlı’nın hayatı da yakın köydeki babaevi ile kendi köyleri arasında geçer. Nazlı’nın tek kardeşi Hasan’ın bakımını da annesi babası yetişemediğinden Nazlı üstlenir. Aziz’in babası Mustafa, bir gün köye haber salarak Nazlı ve çocukların da İzmir’e taşınmasını ister. Nazlı göçü toplar yola koyulur ama bir eksikle.. Aziz’i tez zamanda gelip almak üzere dayısına göz kulak olsun, anneanne ve dedesine de yardım etsin diye geride bırakır. Aziz’in ailesine duyduğu özlemin ateşi ara sıra içine düşer ama bakıma muhtaç dayısı da üzülmesin diye merhametinden asla belli etmez üzüntüsünü. Ticaretle uğraşan dedesinden de iş ahlakı ve ticaret üzerine çok şey öğrenir. İzmir’de yaşayan ailesine yaptığı zorunlu ziyaretlerde artık tamamen köyde kalıcı olduğunu anlar ve kardeşleri ile arasındaki statü ve sosyal farkı anlar. Nereye ait olduğunu derinden ve duygu yüküyle sorgular. Hangi eve aitti ve hangi evde daha çok seviliyordu.. Aziz’in annesine kitap boyunca söylendim durdum. Aile kavramı üzerine çokça duygulandıran ve düşündüren bir hikaye..
İki Köy Bir ŞehirBerna Nalbantlar · Dorlion Yayınları · 202469 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Edebiyat ve İnsan
Puan vermedi·122 syf.··
2022 53. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 04 Ağustos 2022 00:00
Merhaba kitapseverler. Orhan Kemal'in biyografik izler taşıyan romanıyla geldim. "Küçük Adamın Notları” başlığı altında yazarın ilk eseri Baba Evi’dir , ikinci kitabı ise Avare Yıllar’dır.Açlığı, sefaleti, çaresizliği ve her ne olursa olsun umudu iliklerime kadar hissettiğim bir kitaptı. Baba Evi . Kurtuluş Savaşı'na gönüllü olarak katılmış olan hukukçu baba, savaştan sonra iktidarla çatışınca, kalabalık ailesiyle birlikte Beyrut'a kaçmak zorunda kalmıştır. Orada ufak bir lokanta açar ve iki oğluyla birlikte çalışmaya başlar. Ancak işler kötü gider ve aile geçinemez hale gelir; üstelik baba ağır bir hastalığa yakalanmıştır. Aile çocukların kazandığı üç-beş kuruşla hayatını sürdürmeye çalışırken, babasının baskısından bunalan -aslında çok genç yaştaki- büyük oğul işten atılır, bir türlü yeni iş bulamaz, ailenin yükünü tek başına taşıyan kardeşiyle çatışmaya başlar. Sonunda babasını razı ederek Adana'ya geri döner. Hala yoksuldur ama baskıdan kurtulmuş, yaşama sevincini yakalamıştır; arkadaş edinir, futbolda başarı kazanır ve hayatına kızlar girer... Avare Yıllar Roman kahramanı Adana’da babaannesi ile yaşamaktadır. Bir zamanlar bolluk ,bereket içerisinde yaşayan aile ,roman kahramanın babasının yaşadığı sürgün hayattan dolayı işten de uzak kalmıştır . Aile özellikle ekonomik yönden olumsuz etkilenmiştir. Roman kahramanı genç bu ekonomik sıkıntıdan dolayı hayatın yükünü omuzlamıştır. İstanbul’a gitmek için Adana’da bir dokuma fabrikasında işçi olarak çalışmaya başlar fakat çok zorlanıp dayanamaz ve işi bırakır. Babaannesi bu duruma çok üzülür ve torununa para verip onu İstanbul’a yakın ilçelerden birine halasının yanına göndermek ister ama kahramanımız babaannesinden aldığı parayı arkadaşı Gazi ile kaçak olarak İstanbul’a varırlar fakat İstanbul’da zorlanıp fazla
Edebiyat
Avare YıllarOrhan Kemal · Everest Yayınları · 20091,635 okunma
Puan vermedi·339 syf.··
2024 21. kitabı
6 Şubat depremi sonrası ev sahibim kirayı fahiş arttırmak isteyince, karşılıklı mücadele sonucu evi sattı (günahı boynuna başkasına devretti).Yeni alan da anamdan emdiğim sütü burnumdan getirdi.Kiralık evler de aşırı pahalı olunca ben mecburen babaevime dönmem gerekti.Babaevi orta hasarlı,tamir ediliyor ve ben toplanma safhasındayken önceden okuduğum bu kitap elime geçti.Evet çok zor bir dönemden geçiyorum, geçiyoruz.Önceden okuduğum için önemli gördüğüm yerleri çizmişim.O zaman okuduğumda kitabın ne kadarını anladım bilmiyorum.2012 Nisan basımlı.Ama bana şu an hiç absürt gelmedi ve o kadar iyi geldi ki...
Hayata Dair
Meleklerden CevaplarDiana Cooper · Maya Kitap Yayınları · 20108 okunma
2022 (Pars) yılında okuduğum 21.betik [Gökek ayının 3.betiği]
10/10
·80 syf.··
Beğendi
·
2022 21. kitabı
·
11 saatte okudu
·
Okunma: 07 Nisan 2022 23:06
Bu betikten uyarlanan dizi veya film hakkında bilgi bulamadım. Bulsaydım size detaylı bilgiler sunardım. Sadece 1997 yılında çekilmiş olduğunu biliyorum. Onun eserleri çocuk romanı olarak adlandırmasını yanlış buluyorum çünkü çocukların dünyasına drama ve şiddet aşılamak yanlıştır. Akıcı, sürükleyici ve merak uyandırıcı olduğu için kendini çabucak okutup bitiren eserlerdir. Okurken iş için köyünde ayrılan baba ve oğulun hazin öyküsü sanarken aslında bir mühendisin baba evi dediği doğduğun kasabaya temelli dönüşünü anlatan öykü olduğunu hemen anlıyorsun. Mühendisin bu kararı karşısında eşiyle ve kızıyla mücadelesi bizlere rahat hayatın insanı uyuşturduğunu ve aslımız taşra olduğunu unuttuğumuzu gösteriyor. Her zengin ve rahat yaşayanlar aslında bu günlerine gelmeden önce taşrada toprakla geçinen insanların evlatları olduğu ortadadır. Yumurtadan çıkmış kabuğunu beğenmez algısıyla yaşadıklarını görüyoruz. Herşeyin dijitalleştiği ve hazıra konmanın hüküm sürdüğü zamanlara emin adımlarla hızla yaklaşırken dönüp geriye baktığımızda zorluğunu ve çabalanmanın hüküm sürdüğü zamanlarda anılar biriktirmenin ne denli güzel ve özlem dolu olduğunu görüyoruz. Keşke o günleri yeniden yaşasaydık dediğimizi duyuyoruz. Zaman denilen görünmez ve büyüleyici düşmana yenildiğimizi kabul etmiyoruz ve hatta görmüyoruz. Mühendis gibi çıkıp geçmişle yaşanmaya karar vermekte zorlanıyoruz. Belki bir gün mühendisin eşi gibi rahatlık prangalarımızı çıkartıp geçmişinin tadına varırız. "Baba Evi"nde çok güzel bir çocukluk geçirdim dört dörtlük olmasa da. Büyüdükten sonra babanla zıt ve ablanın zulmüyle mücadele ettiğini görüyoruz. Babam ve ablam asla değişmeyeceğini daha doğrusu güncellenemeyeceğini bir kez daha anladım. Büyükbabam, babamın karakterini ön gördüğü için ona hakkını vermiş. Ben
Edebiyat
Baba EviKemalettin Tuğcu · Damla Yayınevi · 200052 okunma
Puan vermedi·160 syf.··
2022 20. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 27 Mart 2022 23:11
Babaevinde sürekli şiddet gören Ülker'in kurtuluşu evlilikte görerek sığındığı kocaevinde yine aynı şiddete maruz kalması sonucu evden kaçarak gidecek yeri olmadığı için sığındığı hastanede yaşadıklarını anlatan bir roman Ülker Abla. Ülker 'in askerde bir oğlu vardır. Yaşadıklarının çoğunu sezdirmemeye çalışır. Çünkü oğlunun baba katili olmasını istemez. Babaevi desen sürekli yerinin kocasının yanı olduğunu söyleyerek hiç sahip çıkmaz. Ülker'e de hastaneden başka sığınacak yer kalmaz . Ekonomik bağımsızlığı olmayan kadın da napsın kimsesi olmayan hastalara refakatcilik yaparak yolunu bulmaya çalışır. Bazen gidip kan verir meyve suyu ve kek için . Bazen düğün salonlarında pasta yiyip kola içerek karnını doyurur. Velhasıl bir şekilde hayata tutunmaya çalışır. Kocası kendisini bulmasın diye gidip bir işe de başvuramaz. Bunu yaşayan kim bilir kaç kadın var.Susup oturan.Ülker gibi kaçsa sığınacak yeri olmayan. Boşanmak istese öldürülen. İşşiz,eğitimsiz kaç kadın? Bunlara sahip çıkmayan eril adalet sistemi .Kadınları korumak için konulan sözleşmeleri iptal eden hükümet sistemleri... Adaletin olmadığı yerde bunları daha çok okur, daha çok konuşuruz maalesef.
Ülker AblaSeray Şahiner · Everest Yayınları · 20213,421 okunma