"Sonunda öleceğin bir yaşam için fazla endişe ediyorsun, demişti babam. Her şeyi bu kadar düşünürsen kalbini kırmak için de o kadar sebebin olur."
Bir tarafta babam anam, bir tarafta Canımdan çok sevdiğim vatan, sen bana dua et anam şehitlik ise Kaderim bu vatana canım kurban.
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Çocukken annem sorarmış babanı mı daha çok seviyorsun İsmail YK mı diye önce İsmail YK sonra babam dermişim hafife almayın yani bu aşkı

Mütemadiyen

@Bendemistim
·
Dokuz mevsim yani iki yıl üç ay yani İsmail YK yani çocukluk aşkım yani anlamsız
Kendini pskilog sanan zorbalar
Bir video gördüm kendini komik sanan bir kadın demiş ki videoda ; atlatın şu travmalarınızı yya! Anam şöyle yaptı babam böyle yaptı, iyi yaptı yapmış işte düzelmiyorlar ben düzeliyor muyum ki ailem düzelsin. Evet bir noktada söylenenler doğru ancak öyle aa hadi atlatalım ya bitti gitti diye bir şey yok. Seni dünyaya getiren ve bulunduğun yaşa kadar karakterini oluşturan, şekillendiren, tepkilerini dahi oluşturan tek etken ailedir. Ha peki ömür boyu aileyi mi suçlayacağız? elbette hayır. Zaten bir noktadan sonra artık kabulleniş ve çözüm arayışı başlar çünkü öğretilen şeylerin aslında olması gerekenler olmadığını kavramaya başlarsın. Bir gariplik, terslik sezersin hayır bu böyle olmamalı dersin ancak bu öyle hemen ya tamam yapmışlar işte ama geride kaldı unutayım gitsin denilecek bir durum değil. Ve kimsenin de bir başkasına fütursuzca bunları söylemeye hakkı yoktur. Bu basit gibi görünen cümleler dahi bir başkasına kendini yetersiz, aşağılık, hiçbir şeyi başaramamış biri gibi hissettirir. Kimsenin travması size dokunmadığı sürece sizi ilgilendirmez. İnsanlara öyle ekrana çıkıp da "ya bırak artık geçmişi, travmalarını, boşver takma" minvalinde cümleler kuramazsınız. Hele ki tavsiye istenmeden kesinlikle tavsiye veremezsiniz. Her insanın karakteri birbirinden farklıdır. Senin birkaç ayda atlattığın bir olayı başka biri 1 senede atlatabilir bu seni ilgilendirmez. Kimse kimsenin ekmeğini vermiyor her şey yeterince zorken hayatta kalmaya çalışan insanları yersiz ve şuursuz cümlelerle bu şekilde dibe çekemezsiniz. Ekran karşısına geçip, karşısındaki binlerce insanın ne yaşadığını bilmeden genel geçer, fütursuzca ahkam kesmek tam bir şuursuzluktur. Herkesin acı eşiği, psikolojik sağlamlığı ve hayat şartları bambaşkadır. Sizin için küçük bir tümsek olan şey, bir başkası için
Psikoloji
Bugün benden mutlusu yok. Çok şükür babam taburcu olduuuu 😘
Sana bir masal anlatayım mı baba ?
Evvel zaman içinde kalbur saman içinde, develer tellal iken , pireler berber iken, ben nenemin beşiğini tıngır mıngır sallar iken... uzak mı uzak diyarlarda bir yaramaz kız çocuğu yaşarmış. Annesinden nazik olmayı, abisinden savaşçı olmayı, babasından da olduğu haliyle ne kadar sevilmeye değer olduğunu öğrenirmiş. Başka babalar kız çocuklarına otur , sus , konuşma, sen kızsın yapamazsın derken onun babası onu hep yüreklendirirmiş. - şu en yüksekteki dala çıkabilir miyim baba? +çıkarsın kızım. Elini şuraya koy, ayağını şuraya. Tamam çık şimdi. Aferin benim kızım yapar. - baba sence burdan atlayabilir miyim? + atlarsın kızım, benim kızım her şeyi yapar. Kız durmadan konuşurmuş . Babası normalde konuşmayı hiç sevmeyen , asık suratlı bir adammış ama kızının her sorusuna cevap verir , onun söylediklerine gülermiş. -karıncalar nasıl su içiyor baba? +topraktaki nemden alıyorlar bir de yedikleri yaprakların içindeki su onlara yetiyor kızım. -baba kurbanın gözünü bana verir misin? +Ne yapacaksın gözünü kızım? - kesip içine bakıcam + tamam kızım. Bu tamamlar hiç de geçiştirme değilmiş. Baba tamam dediği her şeyi gerçekten yaparmış. Kız daha okula bile başlamadan hayvanların gözünü, kalbini , böbreğini, ciğerlerini incelemiş. Gezdikleri her yerde gördüğü her ağacın adını sormuş öğrenmiş. Babası göreve gittiği dağlardan envai çeşit kır çiçekleri toplarmış . Büyük bir buket annesi için, küçük bir buket kızı için... babası belgesel izlermiş, kitap okurmuş. Kızına da kitaplar alırmış. Tuhaf bir kız çocuğuna sahip olmak onu hiç rahatsız etmiyormuş. Süslenmeyi , elbiseler, etekler giymeyi, saçlarını upuzun uzatıp şekilden şekile sokmayı çok seven, narin tatlı bu kız çocuğu arka cebinde hep sapan taşırmış . Camları kırar, abisiyle mahalle maçına katılır, bisikletini bayır