DM
Bacaklar omuza
Kısaca Hepimiz cennete ait fıtrat üzerine yaratıldık..
Bedenimizde'ki herşeyin bir yorulma kapasitesi var. Gözler, kollar, bacaklar.. Ve birgün kalp'de yorulacak.. Oysa zihin, hayal dünyamız sonsuz.. Öyleyse biz sonsuz bir diyarda yaşama fıtratı üzerine yaratıldık....
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Bacaklar göğüsler dudaklar Bulmuş yolunu bulanlar Vefa desen eksilerde Bir gün onlarda ihtiyarlar Öyle be çocuk
Edebiyat
Geceler boyu süregelen bu endişeler perhizi... Yemek yok ama elimde çatal gezdiriyorum hissi. Yorgun muyum, değil mi? Dermansız kalınca bacaklar dile gelir mi? ~isimsz.sair
Edebiyat
Gövde büyük Kafa büyük Eller büyük Bacaklar büyük Ayaklar büyük Akıl küçüçük...
1000Kitap
ABDULLAH EFENDİ'NİN RÜYÂLARI...
(...) 50 sayfa civarındaki bu “Abdullah Efendi’nin Rüyâları” hem uzun hikâye, hem de “telkinci” bir üslûbla kaleme alınmış önemli bir çalışma… Hikâye, adı üzerinde “Abdullah Efendi’nin Rüyâları”ndan oluşur. Yazarın rüyâlara Freud’cu bir gözle yaklaştığı farkedilmektedir. Çünkü rüyânın şuur altına hapsedilen başka bir şahsiyetin uyku sırasında açığa çıkmasından ibaret bir görüntü oyunu olduğunu imâ etmektedir hikâye içindeki bazı satırlar… Bu yaklaşımın “Hikemiyat” okuyucuları için ne kadar bayağı olduğu malûm… Abdullah Efendi’nin rüyâsı, beş arkadaşıyla birlikte içkili bir lokanta masasında başlar. “Gece çok güzel”dir. Abdullah Efendi’ye, “bir nevî hafiflik gelmiş. Denilebilir ki, dört tarafını böyle vaziyetlerde bir demir kuşak gibi çeviren ve ona nefes aldırmayan boğucu, dar havalı şahsiyetinden kurtulmuştur.” Rüyânın ilerleyen bölümlerinde fahişeler, dile gelen ve tebessümü mutluluk saçan kadının yalan söylediğini ifâde eden bacaklar, yer değiştiren ve konuşan eşyalar, “takma göğüslü kadınlar” filân vardır. Hikâyenin özetini vermiyor, fakat rüyâların, kabusların ustalıkla yazıya nakşedildiğini belirtmek istiyoruz. (bkz. Ahmet Hamdi Tanpınar, Hikâyeler, Dergâh Yayınları, 3. Basım, s. 160-208) Peki bu hikâyenin bizim için önemli olmasının asıl sebebi nedir? Abdullah Efendi bazı korkunç rüyâlar görmüş ve uyanmıştır. Bu kadar mı?.. Hayır tabiî… Tanpınar’ın şiirini değerlendirirken özellikle üzerinde duracağımız gibi, önemli olan “rüyâ”yı anlatmak değil, onu tâbir etmektir ve Tanpınar’ın yapamadığı da budur. Zâten Freud’cu bir yaklaşımla böyle bir işi başarmak da mümkün olmaz… [...] Son hükmümüz şudur: **Anlatılan rüyâlar ne kadar ilginç olursa olsun, tâbir edilmeyince hiçbir ehemmiyeti yoktur ve Tanpınar’ın hikâyesi bu yönüyle besin değeri