Benim içimdeki iyiliği gördü o dedim. Benim yanımda olmak istiyor çünkü o içimi gördü. Benim bile görmediğim, hissedemedim içimi. Kötülükle, karanlıkla çevrili bir kadın. Güvenecek kimsesi yok. Sadakatin, sevginin ya da yaşamın olduğuna inanmayan bir kadın. Ben senle tanışana kadar yaşama dair hiçbir umudum yoktu ve yaşamak istemiyordum. İntihar üstüne intihar ediyordum. Sen ise bir gün çıktın geldin, bana umut oldun! Sadece o gün değil, her gün. Bana göstermek istedin dünyanın korktuğum gibi kötü bir yer olmadığını. Sen karanlığın içindeki ışıksın. Başka bir yol olabileceğini canlı kanıtısın sen. Hayatın benim gibilere bile iyi olabileceğinin, insanların iyi ve nazik olabileceğinin, benim gibi bir insanın senin gibi bir insan olabilmeyi düşüneceğinin, hayal edebileceğinin canlı kanıtısın sen! O kadar uğraştın ki benim için, bu dünya ile ilgili yanıldığımı göstermek için kendini kanıt olarak gösterdin bana. Sen bana iyilik yaptın çünkü benim içimdeki iyiliği kurtarmaya niyetlisin. Teşekkür ederim sana. Ben bu kapıdan çıkacağımı dahi düşünmezdim. Hadi çıktım diyelim. Bir tabut ile olurdu, ancak öyle düşünürdüm.