Eski Doğu masallarında aksakallı bir ermiş, rüyasına girdiği er kişiye bir kız tasviri gösterir, içine sevda ateşi düşen âşık da ömrü boyunca onu arayıp durur ya... Benimki öyle olmamıştı, rüyamda bile görmemiştim kızın yüzünü, neye benzediğini bilmiyordum ama gece gündüz onu düşünüyordum.
Demek ki insanlar birbirlerine ancak muayyen bir hadde kadar yaklaşabiliyorlar ve ondan sonra daha fazla sokulmak için atılan her adım daha çok uzaklaştırıyor.