Halklarından korkan zalim politikacılar meydanlarımızı ellerimizden aldılar:
Sultanahmet Meydanı, turistleri söğüşlemek isteyen taksicilerin işgali altında. . .
Şimdi artık Beyazıt Meydanı'na "Meydan" demeye bin şahit
ister . . .
Taksim Meydanı ise Beyoğlu'nu da tahrip eden bir vandalizm
tarafından ha.la yıkım aşamasında . . .
Zalimler meydanları sevmezler . . .
Çünkü bir kentin meydanları, halkın nefes aldığı, serbestçe
yaşadığı, kendini özgürce ifade ettiği mekanlardır:
Havuzlar, fıskiyeler, çiçekler, heykeller, lokantalar, kaldırım kafeleri, doğa ile insanların iç içe, uyum içinde yaşadıkları güzellikleri simgeler.
Çağdaş kentler meydanlarıyla anılır:
İstanbul denilince de eskiden akla Sultanahmet, Beyazıt ve
Taksim meydanları gelirdi.