Lisede Sophokles okuduk, klasik Türk sanat musikisine sövmeyi, Divan şiirini hor görmeyi, buna karşılık devletin yayınladığı kötü çevrilmiş batı klasiklerine körü körüne hayranlık göstermeyi öğrendik. Sanki Sinan Leonardo'dan önemsiz, Mevlana Dante'den küçüktü, Itri ise Bach'ın eline su dökemezdi. Aslında kültür emperyalizminin ilmiğini kendi elimizle boynumuza geçiriyorduk, ulusal bileşim arama yerine hazır bileşimleri aktarmak hastalığımız tepmişti, o kadar ki İkinci Dünya Savaşı sonrasında batılı emperyalizmin örgütlü politikasını uygulamaya kendiliğimizden talip olduk.
Yalçın Küçük bu kitabı 70lerde yazmış. Yani günümüzden çok uzun zaman önce genç cumhuriyetimizin erken dönem iktisadi, siyasi olaylarını eşelemiş. Kendi tezlerini kurmuş. Takrir-i Sukûn yasası ile başlayan Serbest Devletçilik ile devam eden kitap tek kelimeyle harika. Kemalizm ve erken dönem üzerine eleştirilerine başlamadan zaten ne düşündüğünü de söylüyor, at gözlüğü takmaya gerek yok. Defterime sayfalarca not aldığım için hepsini buraya yazmak istemiyorum, fakat herkesin okuması gerek bu kitabı.