Ahlakın beşiğini şüphe sallar, kırılganlık hayat boyu ona musallat olur. Ahlâkî olmanın zorunlu bir yanı yoktur. Ahlaklı olmak, kullanılabilecek bir şanstır; ama ceza olarak kaybedilmesi de aynı derecede kolaydır.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Üniversitedeki "öğretenler/ öğretim elemanlarıyla", "öğrenciler" arasındaki gösterge (bilgi, kültür) değiş tokuşu bir süreden bu yana danışıklı dövüşe dönüşmüş olup, buna bir de insana acı veren bir duyarsızlık eklenerek (duyarsızlaşan göstergeler toplumsal ve insancıl ilişkilerde bir soğumaya yol açmıştır) bir psikodramayla desteklenen simulakrlar (yani yitirilmiş bir çalışma ve bilgi değiş tokuşu yerine utanç verici bir yakınlaşma, bir Oidipus kompleksi türünden bir duygu alışverişi ya da pedagojik bir ensest ilişki talebi almıştır) görünümü almıştır.
Bu açıdan üniversite insanları anlamını yitirmiş bir değer konusunda umarsızca eğitmeye çalışan bir yer olmayı sürdürmektedir.