Yaşayan kimsenin bilmediği dağları aşarak
Uzak diyarlardan gelip
Rüyama giriyor bazı insanlar.
Usulca konuşan, sis ve kızıl ağaç kabuğu
Kokan o ihtiyarlar.
Benden çok şey biliyorlar.
Sanırım evden geliyorlar
Atalarımdan öyle uzaktayım ki şimdi
İhtiyarlığın son durağında,
Torunları değil onlardan biriymişim gibi geliyor bana.
Zaman büsbütün bir döngüye dönüştü
Nasıl olduğunu anlamasam da.
Yaş, kendini çözen bir düğüm, kuyruğunu yiyen yılan.
Kardeşsiz bir kız çocuğuyken bile
Küçücük bir nineydim ben, herşeye gülen,
Hiçbir şey anlamayan ve anlaşılmayan.