Ölü RuhlarAbbas Maroufi

·
Okunma
·
Beğeni
·
1.156
Gösterim
Adı:
Ölü Ruhlar
Baskı tarihi:
Ağustos 2010
Sayfa sayısı:
320
ISBN:
978-605-384-272-9
Kitabın türü:
Çeviri:
Veysel Başçı
Yayınevi:
Etna Kitap
2007 yılında İngiltere'de en iyi yüz kitap arasına giren "Ölü Ruhlar", insanın yalnızlık duygusunun altında yatanları oldukça sert bir şekilde bize gösteriyor.

İran'da bembeyaz karlar altında bir şehir... Sert bir iklimin, çetin
doğasında, buz tutmuş öfkelerine hapsolmuş, yalnızlıklarında
kaybolmuş, kendi kendini tüketen bir aile... Ve bu aileyi oluşturan bireylerin, okuyanların yüreğini titreten buruk hikâyeleri.

Ödüllü İranlı yazar Abbas Maroufi, okurlarına büyülü bir senfoninin eşliğinde her karesini gözlerinizde canlandırabileceğiniz görsel bir anlatımla tam bir edebiyat şöleni yaşatıyor.

Evet, itiraf etmeliyiz ki "Ölü Ruhlar" bir şaheserdir.
(Tanıtım Bülteninden)
Kitabı okumak isteyenler için şunları söyleyebilirim, psikolojik anlatımlara daha çok yer verilmiş, geriye dönük anlatımlar çok fazla olduğu için bazen ben buraya nereden geldim diyebilirsiniz, Hafızanız güçlüyse kitabı okumaktan zevk alabilirsiniz
"Baba, ne hale geldik görüyor musun? Ölüler şehrinin sadece burası olduğunu zannetme sakın. Dışarısı da en az burası kadar ölüler şehri­dir. Lanet her tarafı sardı. Bizi sardı. Kardeşliğimizi sardı. Yeryüzünün lanetlileri olup çıktık"

İnsan ruhu ile vardır.Ruhlar baki kalacak ve bedenler çürüyüp gidecek meçhule doğru...
Önemli olan ruhları beslemek güzelleştirmek ve anılar biriktirmek hayatın her saniyesinden...
Önemli olan baki olana yönelmek ve önemli olan ruhu güzelleştirmek menfaatlerin kirli dünyasında temiz kalmasını sağlamak...

Fısıldıyor herkese ölüm
Umrunda mi ki insanın ölüm
Altındaki toprağın kayacağını bile bile
Saplıyor kazığını umarsizca yere...
İranlı bir ailenin insanın yüreğini dağlayan hikayesi. "Nasıl bir kitap bu, hiç mi güzel birşey olmaz." diyerek bitirdiğim bir kitap. Haa tamam 4. bölümde kitabın en güzel ve sakin, mutlu bir anlatımın olduğu yer var. Orayı okurken 'ohh be' içimden gerçirip mutlu olmuşumdur çok kısa bir süre için. Olaylar kronolojik sıraya göre anlatılmadığı için bölümleri oturtmak biraz zor ama Oğuz Atay'ın Tutunamayanalar'ı kadar değil. Sanki bir puzzle gibi her çağrışımda anlatılanlarla kitap tamamlanıyor. Anlatımda kendi ailesinden bahsederken neden 'anne', 'baba' şeklinde yabancıymış gibi kullanmasını anlayamadım.
Aydın (annesinin gözbebeği) ve Orhan (babasının oğlu) ana karakterler. Ayda, Aydın'ın ikizi, Yusuf ise en küçükleri, hüzünlü bir sonları var. Orhan'ın ağzından okurken sanırsın Aydın deli. Aydın tarafından bakınca gayet aklı başında nerede delirdi bu?
Kitapı okurken düşündüğüm tek şey , yazarın ilham geldiginde bir kagıda bir şeyler karaladıgı kitap haline getirirken de bölüm sıralamalarında yanlışlık yaptıgı .. =)
Abbas Maroufi’nin bu eseri dilimize Ölüler Senfonisi ve Ölü Ruhlar olarak iki ayrı isimle çevrilmiş. Ben Ölü Ruhlar adlı çeviriyi okudum daha doğrusu okudum mu yoksa siyah beyaz bir film mi izledim hala emin değilim. Bu kitaba sadece roman demek büyük haksızlık. Kesinlikle okuyun.

“Olacak olur çar-u naçar, gerek gönlünü ferah tut gerekse dar.”
Farklı bir dil, farklı bir tarz ve farklı bir yaklaşımın tadına bakmak için okunması gereken bir eser. Şimdiye kadar okuduğunuz kitapların içine girmiş olabilirsiniz ama bu kitapda uzaktan izlemek dışında yapabileceğiniz bir şey olmayacak.
Kendisine borçlu olduğumu düşündüğüm insanlardan da nedense nefret ediyorum.
“İnsan birini sevince daha yalnız kalır. Çünkü o sevdiği dışında kimseye ne hissettiğini anlatamaz.”
Tanımadığı insana aşıktı, tanıdığı insanlardan ise korkuyordu.
Paltosunun cebinden ipi çıkartarak tavandan sarkan çengellere baktı.Bir an beş dakika bile sürmeyecek ve tüm bu kör titreyişler sona erecek diye düşündü.Lakin dünyanın asla hareketsiz durmayacağını biliyordu,Aydın ortaya çıkacaktı, kahverengi takımın altına bej gömlek giyinecek, üzerinede eflatun kravat takacaktı; sabahları Erdebil'in en büyük kuru yemişçiler çarşısına gelecek işte öyle bir fonksiyondayken servertin mutlak sahibi olacaktı. Farz edelim ki yedinci ve kırkıncı günlerde Orhan'a mevlüt okutacak ama yinede dünya dönmeye devam edecek, şehir aynı gürültüyle yeni bir sabaha merhaba diyecek,iki gün sonrada orhan diye birini olduğunu herkes unutacaktı.
Sanki yanan kitapları değil de kendisiydi. Ve yanmıştı. O babaya kızgındı, baba doğaya . . .
“Geçen gecenin mestliği üzerimde hâlâ, ne hoş şarapmışsın sen böyle!”

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Ölü Ruhlar
Baskı tarihi:
Ağustos 2010
Sayfa sayısı:
320
ISBN:
978-605-384-272-9
Kitabın türü:
Çeviri:
Veysel Başçı
Yayınevi:
Etna Kitap
2007 yılında İngiltere'de en iyi yüz kitap arasına giren "Ölü Ruhlar", insanın yalnızlık duygusunun altında yatanları oldukça sert bir şekilde bize gösteriyor.

İran'da bembeyaz karlar altında bir şehir... Sert bir iklimin, çetin
doğasında, buz tutmuş öfkelerine hapsolmuş, yalnızlıklarında
kaybolmuş, kendi kendini tüketen bir aile... Ve bu aileyi oluşturan bireylerin, okuyanların yüreğini titreten buruk hikâyeleri.

Ödüllü İranlı yazar Abbas Maroufi, okurlarına büyülü bir senfoninin eşliğinde her karesini gözlerinizde canlandırabileceğiniz görsel bir anlatımla tam bir edebiyat şöleni yaşatıyor.

Evet, itiraf etmeliyiz ki "Ölü Ruhlar" bir şaheserdir.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 32 okur

  • Umut
  • Manevra
  • Dilek Obut
  • emrah beytaş
  • nergis
  • Beste Uçar
  • Metin Özdemir
  • Işıl A.
  • Nesrin
  • Dudusbvw

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%5.3
14-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%10.5
25-34 Yaş
%42.1
35-44 Yaş
%21.1
45-54 Yaş
%15.8
55-64 Yaş
%5.3
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%51.6
Erkek
%48.4

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%9.1 (1)
9
%18.2 (2)
8
%18.2 (2)
7
%18.2 (2)
6
%18.2 (2)
5
%9.1 (1)
4
%9.1 (1)
3
%0
2
%0
1
%0