Ölü Ruhlar

7,3/10  (7 Oy) · 
16 okunma  · 
5 beğeni  · 
783 gösterim
2007 yılında İngiltere'de en iyi yüz kitap arasına giren "Ölü Ruhlar", insanın yalnızlık duygusunun altında yatanları oldukça sert bir şekilde bize gösteriyor.

İran'da bembeyaz karlar altında bir şehir... Sert bir iklimin, çetin
doğasında, buz tutmuş öfkelerine hapsolmuş, yalnızlıklarında
kaybolmuş, kendi kendini tüketen bir aile... Ve bu aileyi oluşturan bireylerin, okuyanların yüreğini titreten buruk hikâyeleri.

Ödüllü İranlı yazar Abbas Maroufi, okurlarına büyülü bir senfoninin eşliğinde her karesini gözlerinizde canlandırabileceğiniz görsel bir anlatımla tam bir edebiyat şöleni yaşatıyor.

Evet, itiraf etmeliyiz ki "Ölü Ruhlar" bir şaheserdir.
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Ağustos 2010
  • Sayfa Sayısı:
    320
  • ISBN:
    978-605-384-272-9
  • Çeviri:
    Veysel Başçı
  • Yayınevi:
    Etna Kitap
  • Kitabın Türü:
Sadettin TANIK 
15 Nis 2015 · Kitabı okudu · 5 günde · 8/10 puan

Kitabı okumak isteyenler için şunları söyleyebilirim, psikolojik anlatımlara daha çok yer verilmiş, geriye dönük anlatımlar çok fazla olduğu için bazen ben buraya nereden geldim diyebilirsiniz, Hafızanız güçlüyse kitabı okumaktan zevk alabilirsiniz

Memmedaga Memmedov 
22 Haz 2015 · Kitabı okudu · 6/10 puan

İranlı bir ailenin insanın yüreğini dağlayan hikayesi. "Nasıl bir kitap bu, hiç mi güzel birşey olmaz." diyerek bitirdiğim bir kitap. Haa tamam 4. bölümde kitabın en güzel ve sakin, mutlu bir anlatımın olduğu yer var. Orayı okurken 'ohh be' içimden gerçirip mutlu olmuşumdur çok kısa bir süre için. Olaylar kronolojik sıraya göre anlatılmadığı için bölümleri oturtmak biraz zor ama Oğuz Atay'ın Tutunamayanalar'ı kadar değil. Sanki bir puzzle gibi her çağrışımda anlatılanlarla kitap tamamlanıyor. Anlatımda kendi ailesinden bahsederken neden 'anne', 'baba' şeklinde yabancıymış gibi kullanmasını anlayamadım.
Aydın (annesinin gözbebeği) ve Orhan (babasının oğlu) ana karakterler. Ayda, Aydın'ın ikizi, Yusuf ise en küçükleri, hüzünlü bir sonları var. Orhan'ın ağzından okurken sanırsın Aydın deli. Aydın tarafından bakınca gayet aklı başında nerede delirdi bu?

Bülent Yüney 
25 Nis 16:56 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Abbas Maroufi’nin bu eseri dilimize Ölüler Senfonisi ve Ölü Ruhlar olarak iki ayrı isimle çevrilmiş. Ben Ölü Ruhlar adlı çeviriyi okudum daha doğrusu okudum mu yoksa siyah beyaz bir film mi izledim hala emin değilim. Bu kitaba sadece roman demek büyük haksızlık. Kesinlikle okuyun.

“Olacak olur çar-u naçar, gerek gönlünü ferah tut gerekse dar.”

Mazlum Kaplan 
02 Ağu 20:54 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 9/10 puan

Farklı bir dil, farklı bir tarz ve farklı bir yaklaşımın tadına bakmak için okunması gereken bir eser. Şimdiye kadar okuduğunuz kitapların içine girmiş olabilirsiniz ama bu kitapda uzaktan izlemek dışında yapabileceğiniz bir şey olmayacak.

Kitaptan 6 Alıntı

ayşegül şahin 
18 Haz 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 5/10 puan

Paltosunun cebinden ipi çıkartarak tavandan sarkan çengellere baktı.Bir an beş dakika bile sürmeyecek ve tüm bu kör titreyişler sona erecek diye düşündü.Lakin dünyanın asla hareketsiz durmayacağını biliyordu,Aydın ortaya çıkacaktı, kahverengi takımın altına bej gömlek giyinecek, üzerinede eflatun kravat takacaktı; sabahları Erdebil'in en büyük kuru yemişçiler çarşısına gelecek işte öyle bir fonksiyondayken servertin mutlak sahibi olacaktı. Farz edelim ki yedinci ve kırkıncı günlerde Orhan'a mevlüt okutacak ama yinede dünya dönmeye devam edecek, şehir aynı gürültüyle yeni bir sabaha merhaba diyecek,iki gün sonrada orhan diye birini olduğunu herkes unutacaktı.

Ölü Ruhlar, Abbas MaroufiÖlü Ruhlar, Abbas Maroufi
Belkin 
16 Haz 09:09 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Erkek dediğin gözü kara olmalı oğlum. Ya Allah dedi mi sonunu getirmeli. Nefes dedi mi çekmeli. Aksi halde ölür, ölü muamelesi görür.”

Ölü Ruhlar, Abbas MaroufiÖlü Ruhlar, Abbas Maroufi
Belkin 
16 Haz 10:17 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Baba, “Sana ne okuyorsun diye sordum” dedi. Bakışlarını sivrileştirerek olduğu yerden odaya şöyle bir göz attı.

Aydın, “Petr Goryev’’ okuyorum diye cevap verdi.

“Kim bu Petr Goryev?”

Aydının parmağı henüz kitabın arasında duruyordu. Diğer parmakları ise titriyordu.

“Yaşlı bir adamın hayatı.”

“Kim bu adam?”

“Baba Goryev.”

Bu arada ben güldüm, baba bana dönerek, “Kes sesini lan!” dedi sonra tekrar Aydın’a dönerek, “Bu filan baba ne iş yapar?” dedi. “Vermichell yapar.” “Ne yapar ne yapar?”

“Şehriye yapar”

“Peki, sen ne yaparsın?”

Aydın sessiz kaldı.

Ölü Ruhlar, Abbas MaroufiÖlü Ruhlar, Abbas Maroufi
Belkin 
 16 Haz 10:08 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Şapkalarını yüzlerine doğru çekmiş hamallar Orhan’a baş selamı verdiler. Hepsinin gözleri sapsarı kesilmişti ve yorgun görünüyorlardı. Ağır adımlarla kervansarayın orta koridorundan dışarı doğru yürüdü. Derken birinin “Orhan Bey selam” dediğini duydu. Dönüp bakmak istemedi, sadece “aleyküm” demekle yetindi. Her kim olursa olsun, dedi kendi kendine...

Ne selam vereni tanıyordu ne de tanınmak istiyordu. Değersiz kişilerdi hepsi de, selamları da kendileri gibi olurdu. Tıpkı soğuk yeller gibi, adamın kulağının önünden vızıldayarak gelip geçerlerdi o kadar. Baba, “Yeller papağının içene girecek olsa savurur ha, ona göre, dikkat etmelisin!” derdi.

Ölü Ruhlar, Abbas MaroufiÖlü Ruhlar, Abbas Maroufi
Belkin 
16 Haz 10:19 · Kitabı okudu · Puan vermedi

O gece rüyamda ağaçları altından bir bahçe gördüm. Sokağımız genişlemişti ve Pervane Fabrikası dere yatağından çıkmış, yukarılarda bir yere taşınmıştı. Üzeri de kırmızı renkli çatıyla kaplanmıştı. Ayrıca okula gidiyordum. Sonra birdenbire öldüğümü gördüm.

Sabah uyanır uyanmaz rüyayı anneye anlattım. “Çok yaşayacaksın, uzun bir hayatın olacak yavrum” dedi.

Ölü Ruhlar, Abbas MaroufiÖlü Ruhlar, Abbas Maroufi
Mazlum Kaplan 
01 Ağu 22:30 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Hiçbir şey görünmüyordu. Zaman, ses ve hareketten gerideydi. Çatlamış topraklar ufuk çizgisine uzanıyordu beyninin içinde ve ne desen vardı ne renk. Güller kurumuştu ve rüzgar esmiyordu, adamın kafası birden şişiyor ve o zihin akışı ağır bir basınçla patlayacak gibi oluyordu. Ne gece vardı ne gündüz. Peki, kimdi öyleyse? Ve neden bir şey durmadan çarpıyordu? “Kalbiniz mi?”

Ölü Ruhlar, Abbas MaroufiÖlü Ruhlar, Abbas Maroufi