·
Okunma
·
Beğeni
·
1.484
Gösterim
Adı:
Ölü Ruhlar
Baskı tarihi:
Ağustos 2010
Sayfa sayısı:
320
Format:
Karton kapak
ISBN:
978-605-384-272-9
Kitabın türü:
Çeviri:
Veysel Başçı
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Etna Kitap
2007 yılında İngiltere'de en iyi yüz kitap arasına giren "Ölü Ruhlar", insanın yalnızlık duygusunun altında yatanları oldukça sert bir şekilde bize gösteriyor.

İran'da bembeyaz karlar altında bir şehir... Sert bir iklimin, çetin
doğasında, buz tutmuş öfkelerine hapsolmuş, yalnızlıklarında
kaybolmuş, kendi kendini tüketen bir aile... Ve bu aileyi oluşturan bireylerin, okuyanların yüreğini titreten buruk hikâyeleri.

Ödüllü İranlı yazar Abbas Maroufi, okurlarına büyülü bir senfoninin eşliğinde her karesini gözlerinizde canlandırabileceğiniz görsel bir anlatımla tam bir edebiyat şöleni yaşatıyor.

Evet, itiraf etmeliyiz ki "Ölü Ruhlar" bir şaheserdir.
(Tanıtım Bülteninden)
320 syf.
·2 günde·Puan vermedi
"Baba, ne hale geldik görüyor musun? Ölüler şehrinin sadece burası olduğunu zannetme sakın. Dışarısı da en az burası kadar ölüler şehri­dir. Lanet her tarafı sardı. Bizi sardı. Kardeşliğimizi sardı. Yeryüzünün lanetlileri olup çıktık"

İnsan ruhu ile vardır.Ruhlar baki kalacak ve bedenler çürüyüp gidecek meçhule doğru...
Önemli olan ruhları beslemek güzelleştirmek ve anılar biriktirmek hayatın her saniyesinden...
Önemli olan baki olana yönelmek ve önemli olan ruhu güzelleştirmek menfaatlerin kirli dünyasında temiz kalmasını sağlamak...

Fısıldıyor herkese ölüm
Umrunda mi ki insanın ölüm
Altındaki toprağın kayacağını bile bile
Saplıyor kazığını umarsizca yere...
320 syf.
·5 günde·8/10
Kitabı okumak isteyenler için şunları söyleyebilirim, psikolojik anlatımlara daha çok yer verilmiş, geriye dönük anlatımlar çok fazla olduğu için bazen ben buraya nereden geldim diyebilirsiniz, Hafızanız güçlüyse kitabı okumaktan zevk alabilirsiniz
320 syf.
·1 günde·Puan vermedi
...[Kabil] dedi ki: “Seni mutlaka öldüreceğim.”
[Habil]: “Benim günahım yok, Allah sadece günahtan korunanların kurbanını kabul eder. And olsun eğer sen beni öldürmek için elini uzatırsan, ben öldürmek için sana asla elimi uzatmayacağım. Çünkü ben âlemlerin Rabbinden korkarım, beni öldürmenin günahıyla kendi günahını yüklenerek cehennemlik olmanı yeğlerim. Şüphesiz zalimlerin cezası ateştir...” dedi.
...Ve o konuşmaların ardından nefsi onu kardeşini öldürmeye çağırdı. O da nefsine uyarak kardeşini öldürdü. Böylelikle ziyana uğrayanlardan oldu.
. . . Derken Allah, ona kardeşinin na’şını nasıl gömeceğini göstermek için yeri eşeleyen bir karga gönderdi. [Kabil] kendi kendine: “Şu karga kadar olup kardeşimin na’şını gömmekten aciz olan bana yazıklar olsun!” dedi. Sonra kardeşini toprağa gömdü ve yaptığına pişman oldu.
Kuran, Maide Suresi, 27/30

Kitap bu ayetle başlıyor ve görsel bir anlatım sunan eser tam siyah beyaz filmler gibi bir eser. Kitabın anlatımı başlarda düzensiz gibi görünüyor konudan konuya atlamış konu bütünlüğü yok diyebilirsiniz. Ama eğer hafızanız iyiyse kitabın mükemmel bir kurgulayıp Abbas Maroufi sizin hafızanızı ölçtüğünün farkına varırsınız.
Kitapta bir ailenin icinde bulunan birbirinin zıttı olan iki cocuktan birisinin diğerini kıskanması konu edinilmiş ve yazar kıskanan çocuk ağzından konuşarak anlatıyor.
Tabiri cizse; Ödüllü İranlı yazar Abbas Maroufi, okurlarına büyülü bir senfoninin eşliğinde her karesini gözlerinizde canlandırabileceğiniz görsel bir anlatımla tam bir edebiyat şöleni yaşatıyor.

Kitaptan

Ayaz, “Öyleyse ne oyalanıyorsun” diye cevap verdi.
“Nerede peki?”
“Her zaman olduğu yerde tabii, Tuzlu Göl Kahvehanesinde!” “Bu karda mı?”
“Arabistanlı değilsin ya oğlum! Erdebilli çocuk karla doğar, karla ölür. Hem belki ölmüştür ha?”
“Hayır, o yaşıyor, biliyorum.”
“Nereden biliyorsun? Koca on gün geçti. Hayatta kalmış olması imkansız!”

“ Öyleyse ne duruyorsun hemen git. Arkanda aslanlar gibi ben varım. Sen hiç merak etme, en ufak bir pürüz çıkmaz. Sen bakma benim yaşlandığıma öyle. Ben hala o eski Bekçi Ayaz’ım...”
Orhan fısıltı halinde yükselen gömeçli sobanın sesine kulak kesilmiş, günün birinde mutlaka çıkıp gelecek o on beş yaşındaki kumral saçlı kız çocuğunu düşünüyordu.
Okunması zor bir kitap ama güzel hafızası güçlü olan için.
320 syf.
·6/10
İranlı bir ailenin insanın yüreğini dağlayan hikayesi. "Nasıl bir kitap bu, hiç mi güzel birşey olmaz." diyerek bitirdiğim bir kitap. Haa tamam 4. bölümde kitabın en güzel ve sakin, mutlu bir anlatımın olduğu yer var. Orayı okurken 'ohh be' içimden gerçirip mutlu olmuşumdur çok kısa bir süre için. Olaylar kronolojik sıraya göre anlatılmadığı için bölümleri oturtmak biraz zor ama Oğuz Atay'ın Tutunamayanalar'ı kadar değil. Sanki bir puzzle gibi her çağrışımda anlatılanlarla kitap tamamlanıyor. Anlatımda kendi ailesinden bahsederken neden 'anne', 'baba' şeklinde yabancıymış gibi kullanmasını anlayamadım.
Aydın (annesinin gözbebeği) ve Orhan (babasının oğlu) ana karakterler. Ayda, Aydın'ın ikizi, Yusuf ise en küçükleri, hüzünlü bir sonları var. Orhan'ın ağzından okurken sanırsın Aydın deli. Aydın tarafından bakınca gayet aklı başında nerede delirdi bu?
320 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Kitapı okurken düşündüğüm tek şey , yazarın ilham geldiginde bir kagıda bir şeyler karaladıgı kitap haline getirirken de bölüm sıralamalarında yanlışlık yaptıgı .. =)
320 syf.
·Beğendi·9/10
Bilinçakışı tekniği olsun, karakter geçişleri olsun, şimdiki zaman ve geçmiş zaman arasında gidip gelmesi olsun oldukça karışık
fakat bir o kadar da ustaca yazılmış bir kitap Ölü Ruhlar.

Çok naif ve içimi ısıtan hatta aşık olursam böyle olmalıyım dediğim yerler oldu. Özellikle,
"Sizi sevmeme izin verir misiniz?" repliği ve ardından gelen "Rica ederim, ne demek," karşılığı beni çok mutlu etti, ediyor. Hala düşündükçe diyorum, böyle olmalı sevgi.

Kitabın son raddesine girdiğimizde hırsın ve iktidar arzusunun bir insana, dahası bir kardeşe neler yaptırabileceğini açıkça ve yavaşça işlemiş yazar Abbas Maroufi.

Bizi kitabın son anlarına kadar boğazlayan ve son satırlarında içimizi söküp çıkaran bir eser koymuş ortaya. Son saniyeye kadar bir çok fikrim vardı fakat okuyunca alt üst oldum. Üstelik kitabın başından beri sonunu bilmeme rağmen.

Kitabın açık uçlu kısımları da var. Kime ne oldu ya da ne olacak her şeyi cevaplamıyor. Bazen göndermeler yapıyor fakat onu da merak ettirmek amacıyla yapıyor diye düşünüyorum ya da kitaba ilgiyi çekmek için.

Kişisel olarak kitabı tabii ki çok beğendim. Hatta çok daha iyi anlamak için, boş bir zamanımda belki bir kez daha okurum. Okuyun kesinlikle.

Ölü Ruhlar - Abbas Maroufi
320 syf.
·Beğendi·10/10
Abbas Maroufi’nin bu eseri dilimize Ölüler Senfonisi ve Ölü Ruhlar olarak iki ayrı isimle çevrilmiş. Ben Ölü Ruhlar adlı çeviriyi okudum daha doğrusu okudum mu yoksa siyah beyaz bir film mi izledim hala emin değilim. Bu kitaba sadece roman demek büyük haksızlık. Kesinlikle okuyun.

“Olacak olur çar-u naçar, gerek gönlünü ferah tut gerekse dar.”
“İnsan birini sevince daha yalnız kalır. Çünkü o sevdiği dışında kimseye ne hissettiğini anlatamaz.”
Anne, “Sana ne?” diye çıkıştı.
Öyle bir ‘sana ne!’ deyişi vardı ki o güne kadar Azericeyi öylesine güzel telaffuz eden birine rastlamamıştım.
Paltosunun cebinden ipi çıkartarak tavandan sarkan çengellere baktı.Bir an beş dakika bile sürmeyecek ve tüm bu kör titreyişler sona erecek diye düşündü.Lakin dünyanın asla hareketsiz durmayacağını biliyordu,Aydın ortaya çıkacaktı, kahverengi takımın altına bej gömlek giyinecek, üzerinede eflatun kravat takacaktı; sabahları Erdebil'in en büyük kuru yemişçiler çarşısına gelecek işte öyle bir fonksiyondayken servertin mutlak sahibi olacaktı. Farz edelim ki yedinci ve kırkıncı günlerde Orhan'a mevlüt okutacak ama yinede dünya dönmeye devam edecek, şehir aynı gürültüyle yeni bir sabaha merhaba diyecek,iki gün sonrada orhan diye birini olduğunu herkes unutacaktı.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Ölü Ruhlar
Baskı tarihi:
Ağustos 2010
Sayfa sayısı:
320
Format:
Karton kapak
ISBN:
978-605-384-272-9
Kitabın türü:
Çeviri:
Veysel Başçı
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Etna Kitap
2007 yılında İngiltere'de en iyi yüz kitap arasına giren "Ölü Ruhlar", insanın yalnızlık duygusunun altında yatanları oldukça sert bir şekilde bize gösteriyor.

İran'da bembeyaz karlar altında bir şehir... Sert bir iklimin, çetin
doğasında, buz tutmuş öfkelerine hapsolmuş, yalnızlıklarında
kaybolmuş, kendi kendini tüketen bir aile... Ve bu aileyi oluşturan bireylerin, okuyanların yüreğini titreten buruk hikâyeleri.

Ödüllü İranlı yazar Abbas Maroufi, okurlarına büyülü bir senfoninin eşliğinde her karesini gözlerinizde canlandırabileceğiniz görsel bir anlatımla tam bir edebiyat şöleni yaşatıyor.

Evet, itiraf etmeliyiz ki "Ölü Ruhlar" bir şaheserdir.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 44 okur

  • Asiye Pınarcı
  • kediyiav
  • Mir'ât-ı Cünûn
  • Bey Böyrek
  • Mehmet Çoban
  • Semra Gökhan
  • Seawolf
  • Bera SANCAKLI
  • Mehtap
  • Deniz

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%5.3
14-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%10.5
25-34 Yaş
%42.1
35-44 Yaş
%21.1
45-54 Yaş
%15.8
55-64 Yaş
%5.3
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%51.6
Erkek
%48.4

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%14.3 (2)
9
%21.4 (3)
8
%14.3 (2)
7
%14.3 (2)
6
%21.4 (3)
5
%7.1 (1)
4
%7.1 (1)
3
%0
2
%0
1
%0