Yaşamdan..
İnsan bir savaşın ortasında yara aldığında şaşırmaz, orada vurulmak mutlaktır. Benim felaketim; en güvendiğim bahar bahçesinin tam kalbinde, habersizce kurşuna dizilmekti. Bunun için ahım; benim baharımı kışa çevirenlerin, kendi kurdukları ayazda bir damla güneşe hasret kalmasıdır.
Duygu ve Düşünce
Bazı insanlar vardır; bir baharın hükmünü, vakitsiz düşmüş tek bir yaprağın mahzunluğuna teslim eder. Gül bahçesine girerler, bülbülün asırlık hasretini duymazlar; yalnızca bir dalın gölgesine takılıp kalırlar. Hâlbuki bahar, kusursuz çiçeklerin değil; kışın soğuğunu sabırla taşıyabilmiş dalların omzunda açar. Ben eski zamanlardan kalma bir çeşmenin kitabesinde okumuştum bunu. Mermeri aşındıran su, güzelliğinden bir şey kaybetmezmiş. Aksine, yılların eli değdikçe daha derin bir ses kazanırmış. Çünkü hakiki kıymet, zamandan sakınmakta değil; zamana rağmen ayakta kalabilmektedir. Ne tuhaftır; ayın yüzündeki gölgeyi ezbere bilenler, geceleri aydınlatan nurunu unutuyor. Narın çatlayan kabuğunu konuşuyorlar, içindeki binlerce yakut tanesini değil. Deniz kabuğunun sertliğine hüküm veriyorlar, bağrında büyüttüğü inciyi görmeden. Sonra da buna bakış diyorlar. Oysa insan dediğin şey biraz çınardır. Köklerinde fırtınalar uyur, dallarında mevsimler konaklar. Gövdesinde yılların açtığı yollar bulunur. Hiçbir çınar, üzerinden geçen rüzgârların hesabını tutmaz. Çünkü vakarı, kusursuzluğundan değil; gördüğü onca mevsime rağmen göğe uzanabilmesinden gelir. İşte bu yüzden artık bahçelere başka gözle bakıyorum. Bir yaprağın eksildiği yere değil, ağacın hâlâ göğe nasıl tutunduğuna. Bir kandilin camına sinen islere değil, karanlığı nasıl dağıttığına. Zira güzellik dediğimiz şey, kusursuz bir surette değil; eksiltmeye çalışan bütün bakışlara rağmen ışığını muhafaza edebilen bir ruhta saklıdır. #Şeyda Keren
Edebiyat
Reklam
İnce duygumsun yar gel..
Vefakârım benim, ilk baharım benim, Aşkında gördüm ben saadetimi. Benden dönsen eğer Ay'ım, Güneş'im söner, Gönül veriğim, koru muhabbetimi….
Aşkın Masalmış
Gözlerinde bulduğum o gökyüzü, Meğer bir fırtınanın sessiz yüzüymüş. Söylediğin her yalanın acı izi, Yüreğime kazınan son sözmüş. ​Duvarlara fısıldadım adını gece boyunca, Sandım ki bu sevda ömürlük bir bağ. Oysa sen gittin, sessizlik dokununca, Arkamda bıraktığın koca bir enkaz, bir dağ. ​Her şey bir rüya gibi başlamıştı oysa; Dokunuşun nefes, gülüşün hayattı. Şimdi hangi dilde adını ansam, İçimde bir yerler kan ağlardı. ​"Bir varmış, bir yokmuş" diye başlar ya hani... Bizimki de o hesap, bitti nihayet. Geç anladım kalbimi acıtan gerçeği: Senin aşkın masalmış, bana kalan sefalet. ​İlk perde; gözlerindeki o yalancı bahar. ​Son perde; elinde kalan bir avuç sonbahar. ​Şimdi kapattım o masal kitabını, sayfalar sarı, Ne sen o prens falanmışsın, ne ben o sevdalı. Rüzgâr aldı götürdü içimdeki o saf harı, Anladım ki bu aşk, sadece bir aldanış masalı.
Şiir
Yandık kül olduk ama yine direndik🍂
Herkes nasibini yaşar. Nasibin ise; çabalarına bağlıdır... Kimseye kışı geçmeden, bahar bahşedilmiyor. Asla vazgeçme! Şükret! Dua et! Sabret! - Cemal Şenol Can
Duygu ve Düşünce
Reklam
Reklam