Hasretinden Prangalar Eskittim
Seni, anlatabilmek seni. İyi çocuklara, kahramanlara. Seni, anlatabilmek seni, Namussuza, haldan bilmez, Kahpe yalana. Ard - arda kaç zemheri, Kurt uyur, kuş uyur, zindan uyurdu. Dışarda gürül - gürül akan bir dünya… Bir ben uyumadım, Kaç leylım bahar, Hasretinden prangalar eskittim. Saçlarına kan gülleri takayım, Bir o yana, Bir bu yana… Seni, bağırabilsem seni, Dipsiz kuyulara, Akan yıldıza, Bir kibrit çöpüne varana, Okyanusun en ıssız dalgasına Düşmüş bir kibrit çöpüne. Yitirmiş tılsımını ilk sevmelerin, Yitirmiş öpücükleri, Payı yok, apansız inen akşamdan, Bir kadeh, bir cıgara, dalıp gidene, Seni, antalabilsem seni… Yokluğun, Cehennemin öbür adıdır Üşüyorum, kapama gözlerini…
Sayfa 88·Kitabı okuyor
Şiir
Yaşım yirmi altı. Sana kırk senedir aşığım. Hayat kadar berrak, ölüm kadar karmaşığım. Yüreğim kirli bir gökyüzü, sense dolunay... Ruhunu esir alan sarmaşığım! Titreşirken kalplerimiz Ankara soğuğunda nice umut yeşerir gecenin soluğunda. Biz o bankta oturmuşuz Kalu Bela'dan beri. Kaç bahar görmüşüz kim bilir kaç zemheri... İlk kez ayın halesine sırnaşığım; yaşım yirmi altı. Sana kırk senedir aşığım. Şimdi başka gökyüzü. Yüz, göğü gözlüyor; gök, yüzü... Hazırlan Mahbube; çünkü hazır yeryüzü! Şu yollar, şu kaldırım, şu kedi... Kuşlar bile 'hazırız' dedi. Bu saatler artık tehlikesiz, Mahbube uyan! Varsın olmasın cihanda sesimizi duyan. Dinleseler sükûnetin vaveylasını her mecnun bulur elbet Leylasını. Şimdi tumturaklı hayaller peşimize takılır.
Reklam
Yüzünde gezdirdim bakışlarımı. Parmak uçlarımla sevdim çillerini, gür kirpiklerini, göz altlarını... "Çok büyüksün, içime sığdın. Taşma diye sımsıkı tuttum seni. Her yerimdesin, her yerdesin. Senden başka kimseye, hiçbir şeye, tek bir iğneye dahi yer kalmadı." İçimdekileri ona nasıl anlatacağımı, nasıl aktaracağımı bilemiyordum. "Seni gördüm, tanıdım, bildim sanki. Aklım karşı koysa içim gitti sana. İlk gördüğümde bana tanıdıktın. Gözlerine baktım, Karadeniz'i gördüm. Memleketim gibi baktın bana bahar gözlerinle. Ne yoksa ve ne alındıysa benden, o oldun. Memleketim oldun, canım oldun." Cansız Hanım'ın tek canı...
Çocuğun doğasına saygılı mısınız?
Çocuk eğitimindeki en kritik becerilerden biri,yaklaşım esnekliğidir. Çocuğa kendi doğamıza göre değil, onun doğasına ve değerlerine göre davranmamız büyük bir avantaj kazandıracaktır.
Sayfa 77
Nebatat, eşcarın bilhassa bahar mevsiminde lisan-ı ihtiyaçla yaptıkları ihtiyacî duâlardır. ... Evet, her şey Cenâb-ı Hakk'ı tesbih ettiği gibi lisaniyle, ihtiyaciyle, istidadiyle dahi Allah'a duâ eder.
Sayfa 237 - Envar Yayınları
Alıntı
Gözlerin maviyse de pembeyle bakarsın bana Kalır aklımda Çünkü o Ekim günleriyle aralıksız boyanan Bir ırmağın durgun sesidir
Alıntı
Reklam
Reklam