Adı:
Gül Ve Ben
Baskı tarihi:
Mayıs 2016
Sayfa sayısı:
82
Format:
Karton kapak
ISBN:
9753624114
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Timaş Yayınları
Kan ve gözyaşlarıyla beslenen çağımızda, şerha şerha çatlamış çorak topraklarımıza bir rahmet gibi Yağmur düştü önce...
Ve çiçeklerin adını unuttuğumuz bir zamanda Gül ve Ben geldi...
Renksiz kokusuz naylon çiçeklere gül adını koyduğumuz bir zamanda, bülbüllerin sustuğu, gülzarın tarûmar olduğu bir zamanda. Yağmur′la yıkanmış topraklarımıza gül dikmeye geldi Nurullah Genç...
Ve gördük ki, ′Gül, Yağmur′un bir sonraki adıdır′...
gül sesleri geliyor; her yer duâ ve niyâz
açtı gök kapısını yerde çiğ taneleri
adımları parıltı, alınları bembeyaz
dağılıyor evrene gülün mestâneleri
sen ki, en büyük Gül’sün, en çok gülü seversin
söyle bahçıvanına, bir gül de bana versin
‪çorak topraklarımıza gül dikmeye gelen şairler olmasaydı sahi ? şairlerin aynı imgelere başvurduğunu biliyoruz ancak bu yazılan şiir bunun en özgün örneği Şiir şairlerin dilinden çıkan başka manzumdur Genç’e göre hem diğer şairlere hürmet edip hem de kendinden kesitleri şiirde gezdirerek okuyucunun kalbine taze bir gül edasıyla ;tomurcuğundan itibaren büyütüp kokusunu şiire sürüyor okuyun ki şiirdeki Gül kokusunu duyun‬
Yağmurdan sonra Gül ve Ben ile bizi derinden etkiledi Nurullah Genç. Hz. Peygamber'e olan sevgiyi çok güzel anlatan bir naat örneği.
"...
mesafeler gül alırken gönülden
neden böyle uzaksın ki sen gülden
..."
Kan ve gözyaşlarıyla beslenen çağımızda,şerha şerha çatlamış çorak topraklarımıza bir rahmet gibi Yağmur düştü önce...
"Kezzap akıtsan bile filizlenir yüreğim
Ölüm canda gül olur, can bende diken diken.."
Bir yüreğin ortasına düşen taş
Gül bilmeyen uğruların taşıdır
Bir cellâdın gözlerinden akan yaş
Kör âşığın koparılan başıdır.
Nurullah Genç
Sayfa 38 - Timaş Yayınları - 4. Baskı

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Gül Ve Ben
Baskı tarihi:
Mayıs 2016
Sayfa sayısı:
82
Format:
Karton kapak
ISBN:
9753624114
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Timaş Yayınları
Kan ve gözyaşlarıyla beslenen çağımızda, şerha şerha çatlamış çorak topraklarımıza bir rahmet gibi Yağmur düştü önce...
Ve çiçeklerin adını unuttuğumuz bir zamanda Gül ve Ben geldi...
Renksiz kokusuz naylon çiçeklere gül adını koyduğumuz bir zamanda, bülbüllerin sustuğu, gülzarın tarûmar olduğu bir zamanda. Yağmur′la yıkanmış topraklarımıza gül dikmeye geldi Nurullah Genç...
Ve gördük ki, ′Gül, Yağmur′un bir sonraki adıdır′...
gül sesleri geliyor; her yer duâ ve niyâz
açtı gök kapısını yerde çiğ taneleri
adımları parıltı, alınları bembeyaz
dağılıyor evrene gülün mestâneleri
sen ki, en büyük Gül’sün, en çok gülü seversin
söyle bahçıvanına, bir gül de bana versin

Kitabı okuyanlar 24 okur

  • Salih Çermik
  • Feyza Nur
  • Esra
  • Aysegül Ayaz
  • alper
  • Emre Serbest
  • Nastasya
  • Afife Jale
  • Mavi Okur
  • şeyda altındal

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%25 (2)
9
%50 (4)
8
%25 (2)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0