Gül ve Ben

Nurullah Genç
Tahmini Okuma Süresi:
2 sa. 19 dk.
Sayfa Sayısı:
82
Basım Tarihi:
Mayıs 2016
Yayınevi:
Timaş Yayınları
ISBN:
9753624114
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Sıralamalar
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Gül ve Biz :)
Puan vermedi·82 syf.··
2025 21. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 31 Mayıs 2025 21:35
Çok sevdiğim birinden hediye gelmişti. Kitap zaten en başından çok anlamlıydı benim için. Okudukça Gül'ü anladım, sevdim, kokladım. Sanki bir gülmüş gibi sevdim vereni. Her bir sayfasında hissediyorum. Her kelimesinde kitabın, onu saklıyorum. Öyle güzel öyle zarif ki... Bakmaya kıyamıyorum. Teşekkür ederim, çok değerli bir armağan...
Duygu ve Düşünce
Gül ve BenNurullah Genç · Timaş Yayınları · 2016611 okunma
Puan vermedi·82 syf.··
2025 240. kitabı
Gül diğer çiçeklerden çok farklı.. Gülü gül yapan o güzel kokusu mu, dikenleri mi veyahut rengi mi? Bence gülü gül yapan bizde uyandırdığı o güzel duygu.. Hani şair diyor ya " gül yağmurun bir sonraki adıdır, gülün mecnunudur bütün çiçekler ".. Acaba sadece bütün çiçekler mi gülün mecnunu... Gül ve Ben Nurullah Genç
Alıntı
Gül ve BenNurullah Genç · Timaş Yayınları · 2016611 okunma
Puan vermedi·82 syf.··
2024 29. kitabı
Bazı şiirler insanın içine kalbine doğru işler..Nefes aldığını şiiri okuduğun zaman anlarsın.. Nurullah Gençte her kitabında bu hissiyatı incelikle veriyor..Gül ve bende yine sevdiğim kitaplar arasında yerini aldı..
Şiir
Gül ve BenNurullah Genç · Timaş Yayınları · 2016611 okunma
9/10
·88 syf.·
2023 200. kitabı
Gül ve Ben Nurullah Genç Bir yıl sonra olduğum ilk Nurullah Genç kitabı oldu, bu kitap diğer şiir kitaplarından biraz farklı çünkü Gül'ü ele alarak gülün her halini metafor olarak kullanıp tarih, aşk, ilahi aşk temalı parça parça bir bütün oluşturacak şekilde yazılan şiir kitabıydı. Bu açıdan da diğer şiir kurslarından çok ama çok farklı olduğunu, sadece Gül'den nasıl birçok farklı anlamlar çıkacağını gösteren farklı bir şiir kitabıydı. Puanım 9/10. Kitap da bulunan şiirler 69. Sayfa da bitiyor ve sonuna kitap hakkında bir yazı/bölüm eklenmiş, okuması kolay ama her bir dizesinin anlamı çok derin manalar içeren bir kitaptı. 2 saat hatta 1 saat içerisinde çok rahat okunabilir...
Şiir
Gül ve BenNurullah Genç · Timaş Yayınları · 2016611 okunma
"imlâsı bozuk aşkın sonu elbette hüzün"
Puan vermedi·82 syf.·
2020 16. kitabı
İmlâsı sağlam sonu hayranlık olan bir Nurullah Genç eseri daha. Gül ve Ben' de satırları okuyup geçmek pek mümkün olmuyor, üstünde düşünmek bazen de tekrar tekrar okumak gerekiyor çünkü bu kitap bir şiir kitabından çok daha fazlasını içeriyor. Her şiirde 'Gül' işleniyor fakat hiçbir şiir birbirine benzemiyor. Nurullah Genç, 'Gül' sembolünü kullanarak Türk tarihine, İslam' a, Divan Edebiyatı' na, tasavvufa, mitolojiye ve efsanelere atıfta bulunuyor. Satırları okurken önünüze hangi ismin çıkacağını, hangi tarihe gideceğinizi ve hangi olayla karşılaşacağınızı kestiremiyorsunuz. Birde bakmışsınız ki yıllar öncesinden bir efsanedesiniz. İşin garip tarafı bu olayların gül ile alakası ne diyemiyorsunuz çünkü aradaki köprü muazzam şekilde kurulmuş. Kitabın sonunda Abdulkerim Dinç' in kaleme aldığı Gül ve Ben'i Okurken kısmına da değinmeden olmaz çünkü tespitleri ve çözümlemeleri fazlasıyla kaliteli. Şiirleri okuduktan sonra ancak bu kısım da okunursa şiirler tam olarak anlaşılır gibi geldi bana. Yani bu kısım şiirlerin bir nevi tamamlayıcısı. Gül'e ve Gül ve Ben' e dair daha çok şey söylenebilir fakat işin özü kitap buram buram emek kokuyor. Nurullah Genç' in kalemine sağlık.
Şiir
Gül ve BenNurullah Genç · Timaş Yayınları · 2016611 okunma
Sevdalılar gül alıp gül satarlar/ gül olanlar, gül yatağında yatarlar.
Puan vermedi·82 syf.··
2024 14. kitabı
·
20 saatte okudu
·
Okunma: 18 Mart 2024 22:27
Çok sevdiğim bir şair olan saygıdeğer Nurullah Genç' in Yağmur adlı eserinden sonra kaleme aldığı bu şiirde (şiir kitabında) 'Yağmur'la yıkanmış topraklarımıza gül dikmeye geldi.... Ve gördük ki, "Gül, Yağmur'un bir sonraki adıdır." Alegorik olan bu eserde şiirleri okurken mest olacak, dalıp dalıp gideceksiniz. Şiir severlere tavsiye ederim.
2024 Okuma Raporları
Gül ve BenNurullah Genç · Timaş Yayınları · 2016611 okunma
Son
10/10
·82 syf.··
Beğendi
·
2026 4. kitabı
·
35 saatte okudu
·
Okunma: 25 Ocak 2026 23:33
Gül sesleri geliyor: her yer dua ve niyaz açtı gök kapısını yerde çiğ taneleri adımları parıltı,alınları bembeyaz Dağılıyor evrene gülün mestaneleri Sen ki,en büyük gül'sün, en çok gülü seversin söyle bahçıvanına Bir Gül de bana versin Bir insan anca bu kadar güzel ve ince bir şekilde duyguları kaleme alabilir Aşırı derecede güzel anlatmış gül ve ben'i Çiçeklerin adını unuttuğumuz bir zamanda gül ve ben geldi diyor hocamız
Gül ve BenNurullah Genç · Timaş Yayınları · 2016611 okunma
Puan vermedi·82 syf.··
Beğendi
·
2021 16. kitabı
Kan ve gözyaşı ile beslenen çağımızda şerha şerha çatlamış çorak topraklarımıza bir rahmet gibi yağmur düştü önce.. Ve çiçeklerin adını unuttuğumuz bir zamanda Gül ve Ben geldi.. Renksiz ve kokusuz naylon çiçeklere gül adını koyduğumuz bir zamanda, bülbüllerin sustuğu, gülzârın tarumar olduğu bir zamanda "Yağmur" ile yıkanmış topraklarımıza Gül dikmeye geldi Nurullah Genç.. Ve gördük ki gül yağmurun bir sonraki adıdır. Gül ve ben yağmur'un devamı. Daha uzun soluklu bir poem. Bir mesnevi, alegorik bir eser.. Üç bölümden oluşan senfonik bir eser Gül ve ben. Eser üç bölümdür. Dramatik kurgulu üc bölüm.. Birinci bölüm kur'an'daki hurûf-u mukâtaa benzeri her biri bir harf taşıyan üç alt bölümden müteşekkildir: Elif- Lâm - He.. "Allah" kelimesi de bu harflerden oluşmakta.. "Arzuhal" üst başlığını taşıyan ikinci bölüm yedi bölümden oluşmaktadır: Irmaga, Serviye, Geceye, Aya, Sabaha, Güneşe, Ulu Tanrıya.. Irmağa yaklaştım akarak gitti Servi gözyaşlı bakarak gitti Gece, tenha koydu beni dünyaya Kanlı çığlığımı duyurdum aya Acıdı halime gökte her yıldız Sabah saçlarımı okşadı yalnız Güneş bile derman olmadı bana Son bir ümid ile yöneldim sana Boynumu kırdım da kapına geldim.. Dr. Abdülkerim Dinç
Gül ve BenNurullah Genç · Timaş Yayınları · 2016611 okunma
10/10
·82 syf.··
Beğendi
·
2021 22. kitabı
Gül diğer çiçeklerden çok farklı.. Gülü gül yapan o güzel kokusu mu, dikenleri mi veyahut rengi mi? Bence gülü gül yapan bizde uyandırdığı o güzel duygu.. Hani şair diyor ya " gül yağmurun bir sonraki adıdır, gülün mecnunudur bütün çiçekler ".. Acaba sadece bütün çiçekler mi gülün mecnunu?
Gül ve BenNurullah Genç · Timaş Yayınları · 2016611 okunma
Puan vermedi·82 syf.··
2025 25. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 27 Nisan 2025 17:42
Mecnûn ile Leylâ'ın buluştuğu yerdeyim bu gül yolculuğunda şimdi son seferdeyim Şiirleri çok anlamlı olan bir şiir kitabıydı. Her birinde farklı bir anlam yatıyordu. Bazılarını okurken anlıyorken bazılarının üzerinde düşünsem de anlayamadım ama şiirler bitince gelen "Gül ve Ben'i okurken"ki bölüm bu konuda bana yardımcı oldu. Hiç tahmin edemeyeceğim anlamlar taşıyormuş meğersem bazı şiirleri, mısraları. Böyle bir bölüm koymaları çok hoşuma gitti. Şu hayatta neredeyse her şeyin içinde Gül olması aslında... Bunu çok iyi anlatmış ve her mısrasında hiç tahmin etmediğim şeyleri güle benzeterek güzel anlamlar katmış şair. Neyse çok fazla uzatmayacağım bu incelemeyi ve kitapta en sevdiğim, beni en çok etkileyen mısraları buraya bırakarak bitiriyorum. uzandığım her hayal tutuşturdu ömrümü her yangınla yeni bir yangın düştü cana gül (...) dinle ki, en ölümcül şarkımı söylüyorum darağacı kurdular döndüğüm her yana gül (...) meğer bir yanılgının zinciriymiş umudum güvenimi yitirdim şimdi her dermana gül. Başka bir incelemede daha görüşmek üzere ♡ Mutlu, huzurlu ve bol okumalı günler geçirmeniz dileğiyle...✿
Gül ve BenNurullah Genç · Timaş Yayınları · 2016611 okunma

Yazar Hakkında

Nurullah GençYazar · 38 kitap
09.09.1960 yılında Erzurum'un Horasan ilçesinde doğdu. İlkokulu, köyünde okul olmadığı için, akrabalarının yanında iki ayrı köyde iki yıl üç ay okuyarak bitirdi. Ortaokul birinci sınıf için Kars'a gitti; teyzesinin yanında Merkez Ortaokuluna devam etti. Amcası köyden Horasan'a evini taşıyınca, ortaokul 2 ve 3. sınıfları onun yanında okudu ve Horasan Ortaokulundan diploma aldı. Ortaokul 2. Sınıftan itibaren çalışmaya başladı. Boyacılık, garsonluk, bulaşıkçılık yaptı. Ayakkabı boya fiyatını 50 kuruştan 25 kuruşa düşürdüğü ve kaliteyi de üst düzeyde tuttuğu için Horasandaki kahvehanelerin aranan boyacısı oldu. Ayakkabısının rengine, oturduğu kahvehaneye gidiş saatine ve hangi sıklıkta boya istediğine göre müşteri arşivi oluşturdu. Bu durumdan rahatsız olan diğer boyacılar sonunda dayanamadılar ve piyasalarını bozan bu yeni boyacıyı bir kenarda kıstırıp darp ettiler. Boya sandığını kırıp dağıttılar. Boyacılık yapmaktan mecburen vazgeçti. 3. Sınıfta gece fırında çalıştı, gündüz okula gitti. Yakınları sınıfta kalacağını düşünürken, okul birincisi oldu; fırıncılığı öğrendi ve daha sonra üniversiteyi bitirene kadar her yaz fırında çalıştı. Parasız yatılı sınavlarına girdi. Sonuç belgesi gelmediği için kazanıp kazanamadığını bilemedi. Babası, ahırındaki 10 koyundan sekizini satarak onu paralı yatılıya kaydettirdi ve böylece Erzurum İmam - Hatip lisesindeki okul yılları başlamış oldu. İki ay paralı yatılı da kaldı. Sonra parasız yatılıyı kazanmış olduğunu öğrenince, Lisenin hemen bitişiğindeki yurt binasına yerleşti. Babası, paralı yatılıdan ayrılırken yatırdığı ücreti geri almadı ve ihtiyaç sahibi çocuklar için harcanmasını istedi. Babasının bu davranışı karşısında çok duygulandı ve bir süre sonra yeni bir boya sandığı yaptırarak ders çıkışlarında yurt kantininde boyacılık yapmaya başladı. Ödev yapma zamanı olmayan öğrenciler için para karşılığı ödevler yaptı. Dört yıl böyle devam etti. Lise yılları boyunca derslerin dışında çok sayıda kitap okudu. Gözlük takmaya başladı. Şiir çalışmaları yaptı ve ödüller aldı. Tarım ve Orman Bakanlığının şiir yarışmasında Türkiye ikincisi oldu. Milli Türk Talebe Birliği Hicri 1400 konulu şiir yarışmasında Hicret isimli şiiriyle Türkiye birincisi oldu ve bu şiir Nesil dergisinde yayınlandı. Tiyatroya ilgi duydu. Her yıl takdirname aldı ve 1978-1979 eğitim-öğretim yılı sonunda Erzurum İmam – Hatip Lisesini birinci olarak bitirdi. Boyacılıktan kazandığı paralarla 10 tane koyun alıp köyüne, babasının ahırına götürdü ve lise süreci böylece tamamlanmış oldu. O yıl yapılan üniversite sınavları sonucunda Atatürk Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi'ni kazandı ve okul hayatına orada devam etti. Üniversite yurtlarında kalmaya başladı. İlk yıl yurt kantininde boyacılık yapmayı sürdürdü. Siyasi bir kavganın ortasında kalıp boya sandığı kırılıp dağıtılınca, bunu yapmaktan vazgeçti. İnşaatlarda ve fırınlarda çalıştı. İşten geç çıkıp yetişemediği için kapısı kapanan yurtlara giremediği zamanlar, daha sonra Siyah Gözlerine beni de Götür şiirinin yazılacağı Erzurum tren garında, bankların üzerinde uyudu. Üniversite yıllarında şiirleri edebiyat dergilerinde yayınlanmaya başladı. Aylık derginin daimi kadrosunda yer aldı. Bir grup arkadaşıyla birlikte Genç Kuşak dergisini çıkardı ve orada şiirleri yayınlandı. Yeni Devir Gazetesi Genç Kalemler Makale yarışmasında Yaşar Garip Koyuncu mahlasıyla Türkiye ikincisi oldu. İlk stratejik planını üniversitenin birinci sınıfında yaptı. Vizyonunu ve misyonunu belirleyerek dolabının kapağına, "20 yıl sonra yönetim ve organizasyon profesörü ve Türkiye'nin tanıdığı bir şair olacağım" diye yazdı. Bu durum arkadaşları tarafından garip karşılansa da, düşüncesinden ve kararından vazgeçmedi. Çalışmalarını, gelecek için oluşturduğu bu zihni tasarıma göre yürüttü. Üniversite yıllarında edebi çalışmalarının yanında tiyatro ve satranç çalışmaları da yaptı. Yurt-Kur Bölge tiyatrosu adına Moliere'in Cimri isimli oyununu sergiledi. Harpagon adlı cimri karakterini oynayıp büyük beğeni kazandı. Erzurumda bulunan ve oyunu izleyen devlet tiyatroları yönetmeni, kendisine profesyonel tiyatro yapma teklifinde bulundu. Fakat şartlar dolayısıyla kabul edemedi. Yine aynı yıllarda satranç oynamaya başladı. Ve daha sonra Erzurum satranç şampiyonu olarak Türkiye Satranç liginde yer aldı. 1983 yılında fakülteyi bitirdi. 1984 yılında aynı fakülteye araştırma görevlisi olarak girdi. Yönetim ve Organizasyon alanında yüksek lisans yaptı. İki yıl doktora programı açılmasını bekledi. 1990'da doktor, 1995'te doçent, 2001 yılında profesör oldu. 2003 yılında Kocaeli Üniversitesine geçti ve orada yedi yıl çalıştı. 1994-2013 yılları arasında kamu ve özel sektör kuruluşlarına danışmanlık hizmetlerinde bulundu. Çok sayıda işletmenin reorganizasyonunu gerçekleştirdi ve stratejik planını yaptı. Aile işletmelerine ortaklık bilinci ve yapısı hususunda hizmet verdi, aile anayasaları hazırladı. Kocaeli Üniversitesinin stratejik planlama çalışmalarında bulundu. Bologna Eşgüdüm Komisyonunda yer aldı. 2010 yılında emekli oldu ve İstanbul Ticaret Üniversitesinde çalışmaya başladı. Bölüm başkanlığı ve dekanlık görevlerinde bulundu. İstanbul Ticaret Üniversitesinin 2012-2017 Stratejik Planı'nı hazırlama kuruluna başkanlık etti. 31 Aralık 2012 de Sermaye Piyasası Kurulu'na Üye olarak atandı. 10 Şubat 2015 tarihine kadar Sermaye Piyasası Kurulu üyesi ve Başkan vekili olarak görev yaptı. 1 Mayıs 2015 tarihinde Merkez Bankası Meclis Üyesi olarak göreve başladı. Halen bu görevini sürdürmektedir. 1990 Türkiye Diyanet Vakfı N'at-ı Şerif Büyük Ödülü Sahibi (Yağmur şiiri ile). 1987 Kültür ve Turizm Bakanlığı Roman Teşvik Ödülü sahibi (Tutkular Keder Oldu romanı ile). 1996 Doğu Anadolu Gazeteciler Cemiyeti Kültür Hizmet Ödülü sahibi. 1998 Tuzla Belediyesi Gül Şiirleri Armağanı Ödülü sahibi(Gül ve Ben isimli eseri ile ile). 1999 Türkiye Yazarlar Birliği Yılın Şairi Ödülü sahibi(Hüznün Lalesidir Dünya eseriyle). Yıllardır işletme yönetimi kapsamında pek çok işletmeye danışmanlık yapan ve eğitimler gerçekleştiren Genç, proje uygulama ve stratejik planlama alanlarında da hizmet vermektedir.