barış

barış
@baisrack
hayatında bir anı olarak kalmak istemezdim, en başında kabullenmeliydim
Zürih, 1 Kasım 1984 Sevgili Ferit, Mektubunu bugün aldım. İki kez okudum. Şimdi, akşama doğru, hava kararırken, bir kez daha okumaya başladım. "Duygusallaşma, ihtiyarlığın başlangıcı değil mi?" tümcesine kadar geldim ve bunun altını çizdim. Bir çocuğun ne denli duygusal olduğunu anımsıyor musun? Mutlak anımsıyorsun. İhtiyarlık diye bir olguya inanmıyorum, çünkü gençliğe de inanmıyorum. Çocukken de, genç iken de ihtiyarı içinde taşıyorsun, yaşlanırken de çocuğu. Ancak yaşlandıkça duygusallaşma biçim değiştiriyor. Gençlik duygusallığı öfke, beklenti, başkaldırma, cesaret gibi duygularla iç içe, ama yaşlandıkça duygusallığa acımsı tatlar karışıyor, buruk. Sanıyorum, algıladığım kadarıyla sözünü ettiğin duygusallık, bu buruk, acılı duygusallık.
Sayfa 84 - Sel Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam
"Yeni yılın ilk mektubunu sana yazıyorum. Yalnız bu arada İsviçre klavye ve elektronik daktiloya alıştığım için, benim bu küçük daktilo ile yazmak çok güç geliyor. Neyse... Bu gün kartın geldi. Sağol. Ben yeni yıl için kimseye yazamadım. Yılların yeniliği ya da eskiliği olmuyor galiba. Burada en çok seni arıyorum. Ne önemli, yeri doldurulmaz bir boşlukmuş, dost-lukmuş..."
Sayfa 64·Kitabı okudu
Alıntı
"...tıpkı tahtaya saplanıp gözden kaybolmuş bır çivi gibi çoktan kaybettiğim, üstünü örtüp kapattığım benden, benliğimden bir parça da buralarda bir yerde saklanmış bekliyordu. Bütün duygularımı zor-luyor, mekâna ve kendi içime yolluyordum, fakat lanet olsun, içimde bir yerlerde boğulup gitmiş olan o silik anılara bir türlü ulaşamıyordum."
Sayfa 3 - iş bankası yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
"Her cadde kendi içine kapalı. Her yapı. Her taş. Her büyük mermer parçasından oluşan, galerilerin uzantısında ilerleyen yaya yolları kapalı. Doğanın, dağların, güneşin, bulutların mevsimlerle büründüğü griliklerin, nehrin, gökyüzünün, mavinin, yağmurların, zaman zaman insanı okşayan rüzgarların bir düşmanı olmalı kenti oluşturanlar. Doğayı taşa dönüştürmüşler. İnsanı yalnız eliyle biçimlendirilenin içine kitlemişler. Galeriler boyunca yer alan büyük tahta kapılar, ürkütücü, eski yapıların korkunç koridorlarına açılıyor."
Sayfa 124 - Yapı Kredi Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı