Kitabın sonlarına geldikçe Ahmet hocaya saygım daha da artıyor tarih bilgisi hayran olunacak seviye de değerli. Kitabın son konusu olan vakfiyelerle ilgili bir alıntı yapmak istedim. Bu son sözler de Müslümanın ne kadar iyilik sever ve İslam'ın ne kadar insanlara değer verdiğini gösteriyor.
Şöyle ki;
"İslam hukukçuları vakfın menşeini dini prensiplere dayandırmaktadır.
İnfak; Allah yolunda mal harcamak.
[Mallarınızı Allah yolunda harcayın da kendinizi ellerinizle tehlikeye atmayın. İyilik yapın. Çünkü Allah iyilik yapanları sever. (Bakara2/195)]"
Bu sistemle yetenekli ve kabiliyetli, ilim ve siyaset yönünden üstün nice şehzadeler kenarda dururken, idarede başarısız olan şehzadeler uzun yıllar devleti yönettiler(...)
Başlangıçta saray dışındaki tek otorite, sancaktaki şehzadeler iken artık sarayda yaşamaya başlamalarıyla asker, vezir, ulema gibi hanedan dışı unsurlar halk üzerinde otorite kurmaya başladı. Önceleri şehzadeler sancakbeyliği yaparak siyasi ve idari bakımdan çok iyi yetişmektedir sarayda yaşamaya başlayınca kazandıkları tecrübe oldukça sınırlandı(...)
Artık darbeler dönemine kapı açılmıştı. Dolayısıyla bu sistem padişahların rahat hareket edebilme imkanını ortadan kaldırmıştı ve bu durum devleti çöküşe götürecekti(...)
Şehzadeler hayatta kalmıştı fakat bu sefer devlet kurtulamamıştı...