Muhammed Baki Çelik

Her dudakta aynı rezil şikayet: Yaşanmaz bu memlekette! Neden? Efendilerimizi rahatsız eden bu toz bulutu, bu lağım kokusu, bu insan ve makine uğultusu mu? Hayır, onlar Türkiye'nin insanından şikayetçi. İnsanından, yani kendilerinden. Aynaya tahammülleri yok. Vatanlarını yaşanmaz bulanlar, vatanlarını "yaşanmaz"laştıranlardır. | Cemil MERİÇ
Alıntı
Reklam
Az gelişmiş
Kıtaları ipek bir kumaş gibi keser biçerdik. Kelleler damlardı kılıcımızdan. Bir biz vardık cihanda, bir de küffar… Zafer sabahlarını kovalayan bozgun akşamları… İhtiyar dev, mazideki ihtişamından utanır oldu. Sonra utanç, unutkanlığa bıraktı yerini, “Ben Avrupalıyım” demeye başladı, “Asya bir cüzzamlılar diyarıdır.” Avrupalı dostları, acıyarak baktılar ihtiyara, ve kulağına: “Hayır delikanlı” diye fısıldadılar, “sen bir-az gelişmişsin.” Ve Hıristiyan Batı’nın göğsümüze iliştirdiği bu idam yaftasını, bir “nişân-ı zîşân” gibi gururla benimsedi aydınlarımız. Cemil MERİÇ
Alıntı
Nietzsche; endüstri toplumu=Tıkaç, Araç, Nesne
Nietzsche, endüstri toplumunun yarattığı fabrika işçiliğini fabrika köleliği olarak adlandırmış. Ona göre bir fabrika kölesi olarak işçi, makinenin bir vidası ve aynı zamanda insanın buluş yeteneğinde ki bir boşluğu dolduracak bir tıkaç olarak kullanılan bir varlıktır; yani bir araçtır, sadece bir şeydir, bir nesnedir. Fabrika otomasyon üretiyor, fakat o insanın yapacağı işi üretecek bir makine yapamadığı için insanı tıkaç (araç) olarak kullanır.
Alıntı
Uysallığın Lüzumu Yok İsyanın Sırası*
Bu tablo karşısında yüzümü buruşturup, "Hadi ordan diyorum. Hayat size güzel". Ele geçirdiğiniz konforun içinde kölelerin kanı var. Dünya nüfusunun yarısının kazancına 62 kişi el koyuyor. Ve dünyada dakikada açlıktan kaç çocuk ölüyor; Bu mu adalet, eşitlik, kardeşlik hürriyet, medenilik, çağdaşlık vesaire.
Hayat ve İnsan