Bilim, varlığı öylesine eskilere uzanan ve öylesine engin bir evrenin gizlerini önümüze serdi ki bunun karşısında insana ilişkin sorunlar neredeyse önemini yitirdi.
Bilim, evrenin görkemini ortaya koymakla kalmamış insanın gerçekten evrenin bir parçası olduğunu, ondan kaynaklanarak yine onda son bulduğunu göstermiştir. En temelinden en önemsizine dek insana ilişkin tüm olguları, evrene ve onun kökenlerine bağlayabiliriz.
Atalarımız, içinde yaşadıkları dünyanın sırlarını öğrenmeye can attıkları halde bunun yöntemini keşfedememişlerdi. Tanrıların egemen güçler oluşturdukları bir dünya varsayımıyla yaşıyorlardı. Böyle bir dünyada insanoğlu önemli olmasına önemli ama başlıca rolü üstlenmekten uzak bir yaşam sürüyordu.