Aşk ancak acıya rağmen sürerse gerçektir
Puan vermedi·400 syf.··
2025 5. kitabı
·
25 günde okudu
·
Okunma: 11 Eylül 2025 13:07
Ay Balam "Ay Balam", aslında sadece iki insanın birbirine âşık olmasının hikâyesi değil; iyilikle başlayıp kaderle büyüyen, zamanın ve mesafelerin sınadığı bir bağın romanı. İlk sayfalarda Ali'yi yaralı, yalnız, adeta hayattan düşmüş halde gördüğümde şunu fark ettim: Bu kitapta aşk, çiçek gibi değil yanık izi gibi büyüyecek. Güzelliğini acıdan alan bir hikâye anlatılacaktı ve ben bunu daha ilk sayfalarda hissettim. Asiya’nın Ali’ye dokunuşu, bana yazarın aşkı nasıl gördüğünü fısıldadı: Aşk tesadüf değil, bir merhamet anında doğan mucizedir. Ali’nin düştüğü sokak yalnızca mekân değildi; iç dünyasının taşlaşmış, kararmış halinin dışa yansımasıydı. Asiya ise o karanlığa koşan ışık… Fark ettim ki yazar burada aşkı bir sonuç değil, kurtuluşun kendisi olarak konumlandırmış. Kitabın En Çok Sarsan Yönü İkili birbirine bağlandıkça ben şunu düşündüm: > İnsan bazen sevdiği için değil, kendini bulmak için sever. Ali’nin Asiya’ya tutunması, fiziksel yaralarının değil ruhunun iyileşme çabasıydı. Asiya’nın Ali’ye bağlanışı ise, başta sadece iyilikti — ama iyilik bazen fark etmeden kalbe kök salar. Onları okurken basit bir romantizm değil, yara + merhamet = aşk formülünü gördüm. Aşk bazen yürümek değil, sürünerek de olsa ilerleyebilmektir. Bu romanda sevgi, gülden değil taştan büyüyor. Çünkü taşın gölgesinde bile filiz veren aşk, en dayanıklı aşktır. -Mesafe ve Zaman: Okura Çarpan Gerçekçilik Türkiye - Azerbaycan hattı boyunca yaşanan ayrılıklar, bekleyişler ve sabır bence kitabın en güçlü damarlarından biri. Çünkü yazar bize şunu hissettiriyor: Aşk her zaman yanında olanla değil, uzaktayken bile içinden çıkmayanla ölçülür. Asiya’nın sabrı, Ali’nin inadına benzer tutunma arzusu — her satırda hissediliyor. Birbirlerinden vazgeçmeyişleri, romantik bir masal değil; gerçek
Ay BalamGülare İsgenderova · Eyobi Yayınları · 201718 okunma
8/10
·239 syf.··
Beğendi
·
2025 49. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 19 Kasım 2025 11:57
Tarihi Davalar, bir İngiliz Hukukçusu John Macdonell'in (1846-1921) verdiği konferanslarından yedi tanesinin Oxford Üniversitesi tarafından kitap hâline getirilmesiyle meydana gelmiştir. Eser, İngilterede ilk defa 1931 senesinde yayımlanmıştır. Bizde ise sadece bir defa, 1941 yılında, Avukat Mehmet Osman Dostel tarafından tercüme edilmiş ve İstanbul Barosu Neşriyatınca yayımlanmıştır. Tarihî Davalar, isminden de anlaşılacağı üzere meşhur olmuş bazı davaları içeriyor. Bu davalar; Sokrat, Tampl Şövalyeleri, Jeanne d'Arc, Giordano Bruno, Galilei, Servetus, Sihirbazlar Aleyhindeki Davalar olmak üzere 7 adetten ibaret. * Sokrat Sokrat'ın muhakeme esnasındaki müdafaa sözlerinin de yer aldığı çok güzel bir bölümdü. Yazarın da verdiği bilgilere göre o devirde daimi bir meslek olarak hakimlik yoktur, belli bir yaşı olan ve farklı meslekler icra eden insanların muhakeme ettiği, muhakeme usülü ile gayet iptidai, alınan hatalı kararları itibariyle de adalet ile alakası olmayan ve vahim neticeleri bulununan mahkemelerdir bunlar. Zaten Sokrat da muhteşem müdafaası ile kendisine ölüm cezası verenlerin haksızlığını ve kendisinin masumiyetini bugüne kadar yaşayan bütün insanlara ispat etmiştir. * Tampl Şövalyeleri Yâni Templiyeler, yâni Tapınak Şövalyeleri, yâni Tapınakçılar. Bunların kimi görüşe göre masonik, kimi görüşe göre de hıristiyanlık başlığı altında, tarikat olarak, 1118 senesinde Kudüs'te "bir kardeşlik cemiyeti" sloganıyla kurulduğu görünüyor. Kuruluş yerine bakınca masonik olmaları daha yüksek ihtimal diye düşünüyorum. Tarikatın kurucu başı ise Hugues de Payens. Kurucu ortağı ise "Patron" Aziz Bernard olarak da isimlendirilen St. Bernard. Günümüzde büyük bir güç hâlinde hâlâ mevcut olduklarını düşünüyorum. * Jeanne d'Arc Davası Jeanne
Tarihi DavalarJohn Macdonell · İstanbul Barosu Neşriyatı · 19413 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
8/10
·80 syf.··
2025 52. kitabı
Aytmatov’un ilk çıkışını yaptığı, onu dünya edebiyatına tanıtan eser Cemile. II. Dünya Savaşı yıllarında geçen kısa bir hikaye. Yine bir Aytmatov kitabı ve yine kendimi bozkırın ortasındaymışım gibi hissedişim… Kocası savaşta olan Cemile, kendisiyle çok mücadele etmesine rağmen bir başkasını sever ve dönemin, toplumun tüm koşullarına rağmen her şeyi arkasında bırakıp gitmeyi seçer. Aytmatov bu hikayede fazla detaya girmiyor. Her şey, Cemile’nin ‘kiçine balam’ diye seslendiği, kocasının erkek kardeşi olan bir çocuğun ağzından anlatılıyor. O çocuğun gözünde bu yaşananlarda ne bir suç var ne de bir yargı… Daha çok bir sevgi, bir anlayış, hatta bir hayranlık hissediliyor. Aytmatov’un diğer kitaplarındaki derinlik olmasa da, yalın ama etkileyici bir hikaye.
CemileCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 201944,6bin okunma
Puan vermedi·100 syf.··
Beğendi
·
2024 118. kitabı
Cuma Gecesi Semti E. Bilge Az Sisli ve puslu bir günden merhaba sevgiye değer kitap dostlarım. Bugün size içinde 11 tane öykü bulunduran güzel bir kitapla geldim. Öykü okumayı hemen hemen bir çoğumuz severiz. Kısa oluşu, yormayışı,hayatın içinden oluşu her zaman bizi cezbeder. ✓Aşa balam Aşa, bir zamanlar bir lokma ekmeğe muhtaç ve savaş sürgünü bir anneannenin,yaşanmışlığı... ✓Ayaklarımıza Baktırmadılar Anne, 10 Kasım töreninde saygı için gözünü ayaklaından ayırma evladim, diye öğütleyen bir anne. Çok uçak geçti , bir ayaklarıma baktırmadılar anne! ✓ Cuma Gecesi Semti, bir soruşturma ,bir katil ve acı yaşanmışlıklar. ✓Döngü, bir bağımlı ve kopma mücadelesi, sonu!¿ Ve geriye kalanlarda de yaşanmışlıkların acı gerçeklerine ayna tutan öyküler... #fadiktavsiyesi
Cuma Gecesi SemtiE. Bilge Az · Düş Kurguları Yayınevi · 202324 okunma
Cuma Gecesi Semti
Puan vermedi
#cumagecesisemti #öykü .@bilgeazgram @dk.sosyal . .İyi pazarlar dilerim.Ögretmenlerimizin öğretmenler günü kutlu olsun. . . Yine bir öykü kitabı ile geldim.Bugünlerde bol bol okuma fırsatı buldum.Benim için büyük bir mutluluk.@bilgeazgram kalemini de çok beğendim.Kitaba şans verin derim. . .Ay Balam Aşa . Ayaklarımıza Baktırmadılar Anne . Cuma Gecesi Semti . Döngü . Geçmişin İzleri .Güleç Osman .Kabuk Değiştiren Bir Adamın Öyküsü .Roma'da . Sahne Tozu . Emekli Albay Hüsamettin Tambay Hikayelerimizin başlıkları , hepsi birbirinden güzel ama en çok etkilendiklerim; Ayaklarımıza Baktırmadılar Anne Cuma Gecesi Semti Kabuk Değiştiren Bir Adamın Öyküsü ve Güleç Osman oldu. . . Hayatın içinden, gerçek, bazen can yakan, bazen gülümseten... . ."Yine bir cuma gecesi, hafta içi bu saatlerde, travesti ve hayat kadınlarının yoldaşıdır bu semt,her gece olduğu gibi bu gece de hınca hınç dolu" . .@bilgeazgram @dk.sosyal
1000Kitap
Cuma Gecesi SemtiE. Bilge Az · Düş Kurguları Yayınevi · 202324 okunma
8/10
·100 syf.··
Beğendi
·
2024 217. kitabı
Cuma Gecesi Semti Bir Eskişehir kitabı ile günaydın Aşa Balam Aşa Ayaklarımıza Baktırmadılar Anne Cuma Gecesi Semti Döngü Geçmişin İzleri Güleç Osman Kabuk Değiştiren Bir Adamın Öyküsü Roma'da Sahne Tozu Emekli Albay Hüsamettin Tambay Son Söz Bu bölümlerden oluşuyor. Hepsi farklı konulara sahip. Cuma Gecesi Semti Eskişehir 'de yaşanan bu bölümde 3 lise öğrencisinin alkol alip kendilerini kaybetmeleri ve birinin ölümü ile sonuçlanan esrarengiz bir olay. Polisine kıvamında cinayeti kim işledi dersiniz? Gençlerimizin içinde bulunduğu Alkol uyuşturucu maddeler ile ne hale geldiklerini sosyal ve kültürel değerlerimizin yok olup gittiğini kültürel bir yozlaşmanın içerisinde yok olduğumuzun kanıtı gibi bir kitaptı. Çok üzülerek okudum bu kitabı. Kurgudan daha çok gerçek gibiydi hepsi .
Cuma Gecesi SemtiE. Bilge Az · Düş Kurguları Yayınevi · 202324 okunma