"Zaten bunları gerçekleştirmek için Anadolu’ya gidiyorum. Buradan verilen emirleri dinlemeyeceğim. Kahraman milletimin sinesinde hayatımı feda edinceye kadar çalışacağım."
"Mustafa Kemal Paşa mücadeleye atılmasaydı bu memleket
kurtulamazdı. Anadolu'nun tehlikeye düşen yerlerinde, Batida, Doğu'da ve Güney'de başlayan ve bir yurtsever düşüncenin ürüne olan zayıf milli direniş hareketleri Mustafa Kemal tarafından birleştirilmeseydi, her biri ayrı ayıı kolayca bastırılabilirdi. Nur içinde yatsın büyük kurtarıcı.. Rauf ORBAY
Orbay ve arkadaşları için padişahlık ve halifelik son derece
önemliydi. Cumhuriyet yerine "meşruti rejim" sürdürülmeliydi. Kuşkusuz o bir Kuvayı Milliyeciydi, vatanseverdi ama İnönü'nün tanımıyla sadece "Osmanlı reformcusuydu.”
"İçlerinden bir kısmında saf bir vatanseverlik hissinin coşkunluğundan başka ne fikir ne de tedbir kabiliyeti vardı. Bir kısmının hâlâ hasis (adi, alçak) politikacılık menfaatlarından başka düşündükleri yoktu. Kendi kendime şu kararı verdim: Uygun bir zaman ve fırsatta İstanbul’dan kaybolmak, basit bir tertiple Anadolu içlerine girmek, bir müddet isimsiz çalıştıktan sonra, bütün Türk milletine felaketi haber vermek."
Alpay Kabacalı'nın sözleriyle, "Mütareke Istanbulu, Mondros Ateşkesi'nden büyük zafere uzanan dört yıllık bir 'gayya kuyusu'ydu. Casusları, çıkarcıları, işgalcileri, işbirlikçileri, fırsatçıları, hainleri, onurlarını satanları, kalemlerini satanları barındırdı."İstanbul' da bir yanda sayıları az ama, yürekleri vatan için çarpan ulusalcılar, öte yanda işbirlikçiler, bölücüler, karaborsalar... Ve bütün bunlara sessizce boyun eğen "sessiz çoğunluk" halk vardı...