Erhan BALCI

Erhan BALCI
İnsan bazen en çok, kimseye anlatamadığı yerden yorulur… ve kitaplar, o anlatılamayanların sessiz tercümanı olur.
Kamu Yönetimi ve Siyaset Bilimi
32 okur puanı
Mayıs 2021 tarihinde katıldı
Uygun Zamanda İstanbul’dan Kaybolmak
"İçlerinden bir kısmında saf bir vatanseverlik hissinin coşkunluğundan başka ne fikir ne de tedbir kabiliyeti vardı. Bir kısmının hâlâ hasis (adi, alçak) politikacılık menfaatlarından başka düşündükleri yoktu. Kendi kendime şu kararı verdim: Uygun bir zaman ve fırsatta İstanbul’dan kaybolmak, basit bir tertiple Anadolu içlerine girmek, bir müddet isimsiz çalıştıktan sonra, bütün Türk milletine felaketi haber vermek."
Sayfa 181·Kitabı okuyor
Atatürk’e Dair
Reklam
Cehennemdeki Gayya Kuyusu
Alpay Kabacalı'nın sözleriyle, "Mütareke Istanbulu, Mondros Ateşkesi'nden büyük zafere uzanan dört yıllık bir 'gayya kuyusu'ydu. Casusları, çıkarcıları, işgalcileri, işbirlikçileri, fırsatçıları, hainleri, onurlarını satanları, kalemlerini satanları barındırdı."İstanbul' da bir yanda sayıları az ama, yürekleri vatan için çarpan ulusalcılar, öte yanda işbirlikçiler, bölücüler, karaborsalar... Ve bütün bunlara sessizce boyun eğen "sessiz çoğunluk" halk vardı...
Sayfa 141·Kitabı okuyor
1000Kitap
Mütareke İstanbul’unda Farklı Kurtuluş Arayışları
Mütareke İstanbulu'na beş görüş egemendi. Birincisi, İngiltere'nin Osmanli'ya barış getireceğine inananlar ve bu nedenle her noktada Ingiltere ile birlikte olmayı isteyenler. İkincisi, Amerika'nın manda yönetimini kabul edenler, böylece Osmanlı devletinin varlığını sürdürebileceğini düşünenler. Üçüncüsü, bütün kaderini padişaha bağlayanlar, onun verdiğ kararın en doğru olduğunu kabul edip, Tanrı buyruğuna inanır gibi ona bağlılık ve sadakatle boyun eğerek bekleyenler. Dördüncüsü, olup bitenlere önem vermeden işgal güçlerinin istanbul'a gelişini gerek Osmanlı devleti, gerekse halk için büyük bir şans ve başarı olarak görenler, gününü gün edenler, eğlenenler, keselerini ve kasalarını dolduranlar... Beşincisi, bağımsızlık mücadelesinden yana olan ulusalcılar... Ama bu sonuncular o kadar azdı ki... Bu girişimin silahlı bir uğraş olacağını düşünmek bile, o günün koşullarında üzerinde durulamayacak kadar aykırı, gerçek dışı, gülünç olarak değerlendiriliyordu
Sayfa 140·Kitabı okuyor
Atatürk’e Dair
Bir milletin kaderini omuzlayan adam
“Gerekirse tahtını padişahın başına geçirirdim, fakat hükümet yerinde kalırdı… Bu kadar kritik bir zamanda hiçbir milletin geleceği şunun keyfine, bunun yüzsüzlük ve düşkünlüğüne oyuncak olabilir miydi? Hiç bırakır mıydım ki o işler öyle olsun?..”
Sayfa 126 - Cumhuriyet kitapları·Kitabı okuyor
Atatürk’e Dair