• Eski dönemdeki toplumsal sorunları politik bir açıyla çok güzel bir şekilde ifade etmiş açıkçası Yaşar Kemal ile bu kitap sayesinde tanıştım okudukça daha çok içine çekti her bir bölümünü okudukça sanki bu dönemlerden bahsetiyor gibi geliyordu kitabı Ziya Gökalp’in Türkçülüğün esasları kitabına benzettim oradaki temel konuda halka inilmesi gerektiğiydi kültürün ne kadar önemli olduğunu vurguluyordu bu kitaptada açıkçası bunların üstüne basa basa anlatıyor bence herkesin okuması gereken bir kitap.
  • Yuzlerce yil önce büyük bir okçu yasarmis Japonya'da.
    Ulkenin en keskin nişancisiymis ve yayini gerdi mi hiçbir sey kurtulamazmis elinden.
    Bir süre sonra basariya doymuş ve zaferlerini geride birakarak daglara gitmis.
    Yillarca orada tek başına yaşamış.
    Yeni kuşaklar ardi ardina ok atma sanatında uzaklaşıyor,görülmemiş teknikler geliştiriyor ve okullarda egitim goruyorlarmis.
    Bir gun akillarina gelmiş,Eskiden böyle bir usta vardı,acaba ne yapiyor dağların başında?"diyerek onu ziyaret etmeye karar vermişler.
    Bir ogrenci grubu sarp daglara tirmanmis ve gunlerce aradiktan sonra artik yaslanmis olan buyuk ustayi bulmus.
    Usta bir kayanin üstüne oturmuş,kartallari seyrediyormuş.
    Ogrenciler kendilerini tanitip,saygilarini sunmuşlar ve sonra ellerindeki modern ok ve yaylari gosterip ne dusundugunu sormuşlar.Onun zamanindaki ok ve yaylarla kiyaslamasini istiyorlarmis.Usta buyuk bir hayretle kendisine uzatilan ok ve yaya bakmış ve sonra "Bunlar ne?"diye sormuş.
    Öğrenciler önce şaşırmışlar,usta alay ediyor sanmışlar.
    Daha sonra ustanin ok ve yay gereclerini gercekten unuttugunu anlamislar.
    Çünkü usta artik gözüyle kartal avlamanin peşindeymiş,butun araclari ortadan kaldırmış.
    Amacina ulasmak icin araciya ihtiyaci yokmus!

    Yasar Kemal'in son romanindan bolumler okuyunca cok sevdigim bu Japon hikayesi aklima geldi.
    Bizim buyuk ustamiz da roman hilelerini,yazis tekniklerini ve dil kurallarini aşıp,büyük bir safliga ulaşmış.
    Gözüyle kartal avliyor artik.
    Yaşar Kemal Kartal Avliyor-Zulfu Livaneli

    Aslinda cok zor bir işe soyundugumun farkindayim ama bir yerden baslamam gerekiyor.Benim okuyup size tanitmak istedigim kitap Omer Zulfu Livaneli'nin
    " Gözüyle Kartal Avlayan Yazar Yaşar Kemal" adli eseri.Zulfu Livaneli kitabi hazirlarken Yasar Kemal gibi evrensel bir yazarı,şairi ve kirk dört yillik dostunu kaybetmenin acisindan,Yasar Kemal'i kaybetmenin hayatinda yarattigi boşluktan ve böyle buyuk bir yazari,can dostunu anlatmanin guclugunden söz ederek basliyor önsöze.
    Eser üç bölümden oluşuyor.

    Birinci bölümde Zülfü Livaneli Yaşar Kemal ile kirk dört yillik dostluğundan geriye kalan anilarla ve Yaşar Kemal'i tanimis,yazarla zaman gecirmis,ayni ortamlari paylasmis,yazarin yakin dostu olmus olmanin sağladığı izlenimlerle Yaşar Kemal'i butun içtenliğiyle anlatiyor. Zulfu Livaneli'nin birinci bolumdeki :"Kültür Çölünde Bir Nehir,Siyasi Duruşu,Kıskançlık Denilen Dert,Yasar Kemal Üstüne Bir Konuşma,Yaşar Kemal ve Turk Halkinin Epopesi" baslikli yazilari,Yaşar Kemal'in yerelden evrensele evrilen yazarlik seruveni, evrensel bir yazar olmasini saglayan koşullar ve yazari besleyen kaynaklar,yasantilar ve kişiler,yazarlar hakkinda anilariyla da zenginlestirdigi bilgiler veriyor.Zulfu Livaneli Yaşar Kemal'in eserlerini nasil bir bakis acisiyla nasil bir algiyla olusturdugunu kimi zaman kendi dusunceleriyle,kimi zaman da Yasar Kemal'in "Agacin Çürüğü,Baldaki Tuz,Ustadir Ari,Zulmun Artsin "adli eserlerinden alintilara yer vererek anlatiyor.Yasar Kemal'in Fransiz Gazeteci Alain Bosquet ile yapmis oldugu görüşmelerin yer aldığı "Yaşar Kemal Kendini Anlatıyor-Alain Bosquet Ile Gorusmeler" adli eserden alintilara da yer verdiği ilk bolumdeki yazilarinda Zülfü Livaneli kimi zaman Yaşar Kemal hakkindaki görüş ve dusuncelerini acikliyor,Yasar Kemal'le gecmiste yasadiklarini anlatiyor; kimi zaman da Yaşar Kemal'in eserlerinden yaptigi alintilarla Yaşar Kemal'in kendi ağzından yazarin sanat,siyaset,doga,ekoloji,kültür,yasam,edebiyat,yazarlik,siyasi tarih gibi konulardaki dusuncelerine yer veriyor.Ilk bölümdeki yazilarinda Zülfü Livaneli Yasar Kemal'in farkli yönlerini anlatirken daha cok insani yönüne ve kendisiyle dostluguna vurgu yapiyor.Zulfu Livaneli Yasar Kemal'le tanismalarini,Yasar Kemal'in Eşi Thilda Kemal'le olan iliskisi,Thilda Kemal'i kaybetme surecinde yasadigi acilar,icine düştüğü boşluk ve bu bosluktan cikma surecini yakin tanikliginin da sagladigi ictenlikle anlatiyor.Yasar Kemal'in siyasi gorusunu de dile getiren Zulfu Livaneli Yasar Kemal'in dostlariyla,yazar arkadaslariyla ve halkla olan iliskilerinden soz ederek anlattigi yazarin insancilligini,doga sevgisini,Cukurova'ya olan bagliligini,baris yanlisi olusunu ve Yasar Kemal'e dair daha pek cok ayrıntıyı anilariyla destekleyerek anlatiyor.Zulfu Livaneli kitabin birinci bölümünü Fransa'nin etkin gazetelerinden Le Monde'in Pazar Eki'nde Altan Gokalp'in Yasar Kemal'le yaptigi konusmayla"Turk Halkinin Epopesi" bitiriyor.
    Zulfu Livaneli kitabinin ikinci bolumunde kendi anilarina yer verdigi "Sevdalim Hayat"adli eserinden alintilarla zenginlestirdigi Yasar Kemal'le gecmis yasantilarina,dostluklarına,Yasar Kemal'e iliskin tanikliklarina yer veriyor, bizlere Yasar Kemal'le ve Yasar Kemal'in yasamiyla ilgili ilginc,zevkle ve ilgiyle okuyacagimiz kimi komik kimi hüzünlü detaylar sunuyor.
    Kitabin üçüncü bölümünde Zulfu Livaneli 1992-2012 yillari arasinda, Yasar Kemal'e iliskin yazmis oldugu kirk bir yaziya yer veriyor. Zulfu Livaneli bu yazilarinda Yasar Kemal'in Der Spiegel dergisinde yayinlanan "Zulmun Artsin" başlıklı yazisi nedeniyle DGM'de yargilanma surecine,Yasar Kemal'in dunya capinda aldigi oduller ve nişanlara,Yasar Kemal'in Nobel Odulu'ne aday gosterilmesi ve bu surecte yasanan gelismelere,Yasar Kemal'in otuz dile cevrilen ve cesitli ulkelerde yayınlanan eserlerinin niteliklerine,Yasar Kemal'in yerelden evrensele yazarlik seruvenine iliskin kendi görüş ve dusuncelerine yer veriyor ve bize Yaşar Kemal'i pek cok yonuyle tanima şansı veriyor.Yukarida alintiladigim ve yazima giris yaptigim "Yasar Kemal Kartal Avliyor" baslikli 20 Kasim 1997 tarihli Yaşar Kemal'in yazarliginin geldiği son noktayi anlatan harika yaziyla son buluyor üçüncü bölüm.

    Zülfü Livaneli üçüncü bölümden sonra Yasar Kemal'in kisa özgeçmişine ve Yaşar Kemal'le cekildikleri fotograflara,Yasar Kemal'in 9.5.1977 tarihinde Stocholm'den Abdi İpekçi 'ye yazmis oldugu mektubun orijinal metninin fotografina,Yasar Kemal'in yasantisini yansitan fotograflara yer veriyor.Kitap Yaşar Kemal'in Yasamindan Bir Seçki bölümünün ardindan "Yaşar Kemal'in Eserleri" bolumuyle son buluyor.
    Kitap hakkinda elimden geldigince detayli bilgi vermeye çalıştım ama kitap Yaşar Kemal hakkinda o kadar cok bilgi ve yasanti barindiriyor ki kitabi burada butun detaylariyla anlatmam gercekten imkansiz.
    Ülkemizin yetistirdigi onemli değerlerden biri olan Yazar,Şair,Düşünür Yaşar Kemal'i daha yakindan tanimak ve hakkinda daha fazla bilgi edinmek istiyorsaniz,Yasar Kemal'in kirk dort yillik dostu Zülfü Livaneli'nin anilariyla ve Yaşar Kemal hakkindaki düşünceleriyle kaleme aldigi bu eseri mutlaka okumalisiniz.Ben Yasar Kemal'i ve eserlerini sevdigimden eseri ilgi ve zevkle okudum.Sizlerin de eseri zevkle okuyacaginizi düşünüyorum.
  • "Ben iki şeye inanırım, iki şeyin sonsuz gücüne, sonsuz yaratıcılığına,sonsuz değişimine: Halk ve doğa..."#29651705

    Yaşar Kemal deyince aklıma ilk halk, köylü, toprak, kahverengi ve sosyalizim geliyor...

    Çok iyi bir eleştirmen, dönemin şartlarını ve koşullarını geri durmayarak özgün ve özgürce dile getiren cesur bir halk adamı.

    Sanatını halktan ayırmamış olan usta yazar Yaşar Kemal, Baldaki Tuz adlı bu eserinde gazete ve dergilerde yayımlanan, 1959'dan 1974 yılına kadar 15 yıl boyunca yazmış olduğu yazılar bulunmaktadır.

    Yazar, sanatı,politikayı,sosyalizmi ve halkı kalemine alarak kendi benliğiyle oluşturduğu bu yazılarda en genel, en temel doğrular ve gerçekler yer almaktadır.

    #32108117
    "Türkiyede olup bitenleri anlatmaya ciltler yetmeyecek" diyerek yazar 60'lı yıllardan günümüzde olacak olan şeyleri tahmin ederek ustalığını göstermiştir.

    #30366880
    "Toplumu hiç kimse aldatamaz." diyerek ise bir halk adamı olduğunu halkın savunucusu olduğunu açıkça belirtmiştir.

    İnandığı, güvendiği halktan biri olarak, bir halk adamı olan Yaşar Kemal, okunmaya değer bize nice eser vermiş usta bir yazardır. Okuyun arkadaşlar kaybetmezsiniz.
  • Bir toplum böyle köksüz,yoksul,amaçsız hale gelirse,o toplumdaki insanların birinci işi dedikodu olur.
  • Biz, insan olarak bu toplumda birbirimizden kuşkulanıyoruz, korkuyoruz. Polisten korkuyoruz. Düşüncemizi söylemekten korkuyoruz. Polis de bizden korkuyor. Köylü kentliden, kentli köylüden kuşkulu. Onların ilişkilerini ayarlayacak bir düzen kurulamamış. Ne bileyim ben, herkes herkesten, herkes her şeyden korkuyor.
    Yokluktan korkuyoruz. Açlıktan korkuyoruz, kuşkulanıyoruz. Ama korkuların en yamanı, en büyüğü, yakamıza en çok sarılanı, gelecek korkusu. Yarın ne olacak diye ödümüz patlıyor. Zenginin öyle, yoksulun öyle, ağanın öyle, paşanın öyle. Çoluğun öyle, çocuğun öyle. Yarın ne olacağız? İşte insanı kahreden , insanı bitiren, insanı insanlıktan çıkaran korku, kuşku, ürkütüntü bu. Bu gelecek korkusunu dünyada bizim gibi alt edememiş daha birçok memleket var. Ama hiçbirisi bizim kadar değil. Bizimki, çok başıbozuk bir toplum oldugundan, güvensizliğimiz de haliyle daha büyük, daha korkunç. Daha yaşanmaz.
  • Bizde politika bir yere geçmek, bir mevki kapmak için yapılıyor. Mevki hırsı belki hırsların en çirkini, ama en güçlüsü değil. Mevki için politika yapanlar en çürük temele basmaktan başka birşey yapamazlar. Yel nereden eserse oraya gidiyorlar. Tutundukları bir yer bir inanç yok. Doğru belledikleri, hak belledikleri birşey yok. Gününü gün etmek. Gününü en güzel geçirmek.
    Bakın şu yanınıza yönünüze, bir politikacı bugün ak dediğine yarın kara diyor. Salt faydası nereye götürürse oraya gidiyor. Boynu tohtlu köleler gibi.
  • "Birisi birisine demiş ki, şu adam sana kötülük edecek. Ötekisi,inanmam, demiş,ben ona iyilik etmedim ki..."