Bu mektuptan sonra cevap vermemeye karar verdim. O da bana daha fazla yazmadı. Ne bir sonraki yıl başında, ne de daha sonrakinde. Hikâye gitgide soldu, hâlâ koruduğum birkaç mektup olmasaydı ona herhalde kendim bile inanmazdım. Ama kaderimizde farklı bir şey yazılıydı.
Onun için her zaman hayatı kolaylaştıran biri olmuştum, bu yüzden ona kızmaya hakkım yoktu. Ona anne olma fırsatı vermeyen bendim, şimdi ondan bunu beklemek, olmadığım biri gibi davranmak belki de haksızlıktı.
Ve bazen ona yetişmeye çalışmak ya da onun benimle bir şeyler paylaşabilmek için duraksamak zorunda kalması yorucuydu. Sanki birlikte olmak için zamanı ve mekânı bükmek adına büyük bir gayret sarfediyorduk.