mantıkla bağlı kalsak, o zaman bizi bekleyen yazgının kesin olarak tahmin edilmez bir şey olduğunu, bu konudaki bütün tahminlerin boşuna olacağını ve gerçek bir temele dayanamayacağını kabul etmek gerekirdi. ne var ki, insanın kendi yazgısı söz konusu olunca mantıkla pek ilişki kuramıyor. her ne olursa olsun, bu durumda insan en aşırı olanakları ele alıyor.
içinde bulunduğum durumun zor anlaşılır olduğunu biliyorum; hoş, bir bakıma böyle olması da iyi ya. günlük alışkanlıklarımız içinde en önemsiz görünen bir şeyin bile aslında ne kadar değerli olduğu bilinsin yeter.
tam bir mutluluğu gerçekleştirmenin imkan dışı olduğunu er geç herkes öğrenir yaşadığı süre içinde; ne var ki madalyonun ters tarafını düşünen az insan vardır: tam bir mutsuzluğun da aynı kapıya dayandığını. Her iki ucun gerçekleşmesine karşı koyan anlar, aynı hamurdandır; bizim insan olmamızla ilgilidir ikisi de.