Kübra N. BAL

Puan vermedi·341 syf.··
2026 2. kitabı
Adet olduğu üzere kitaba geçmeden önce yazarına kısaca göz atalım. James Clear, sporcu geçmişinden gelen disiplinini ve yaşadığı ağır kazadan sonra öğrendiği sabrı, alışkanlıkların gücüyle birleştiren bir yazar. İşte bu kişisel yolculuğun ürünü olarak karşımıza Atomik Alışkanlıklar çıkıyor. Yazarımız aslında sıradan bir sporcu olarak hayatına başlamış. Üniversitede beyzbol oynarken yaşadığı ağır kafa travması onun için bir dönüm noktası olmuş. İyileşme sürecinde fark etmiş ki büyük dönüşümler bir anda değil, küçük ve düzenli adımlarla gerçekleşiyor. İşte bu gözlem onun bütün yazarlık yolculuğunun temeli olmuş. Bugün Clear, alışkanlıklar üzerine yazdığı Atomik Alışkanlıklar ile milyonlarca insana ilham veriyor. Kitap “küçük değişiklikler büyük sonuçlar doğurur” fikrini herkesin hayatına taşıyor. Yani James Clear’ın kişisel deneyimi hepimizin günlük yaşamına dokunan bir felsefeye dönüşmüş durumda. James Clear’ın Atomik Alışkanlıklar kitabı bize hayatımızı değiştirmek için dev adımlar atmamız gerekmediğini, aksine her gün yaptığımız küçük seçimlerin ve davranışların uzun vadede kimliğimizi ve geleceğimizi şekillendirdiğini anlatıyor. Kitap iyi alışkanlıkları görünür, cazip, kolay ve tatmin edici hale getirerek sürdürülebilir kılmamızı; kötü alışkanlıkları ise görünmez, cazibesiz, zor ve tatminsiz hale getirerek zamanla söndürmemizi öneriyor. En önemli mesajı ise şu: alışkanlıklar sadece davranışlarımızı değil, kimliğimizi de inşa eder. Bu yüzden “ben kitap okuyacağım” demek yerine “ben kitap okuyan biriyim” diyebilmek küçük adımların büyük dönüşümlere yol açtığını gösteren en güçlü örneklerden biridir.
Atomik AlışkanlıklarJames Clear · Pegasus Yayınları · 202221,3bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
8/10
·344 syf.··
2026 1. kitabı
Kitaba dair söyleyeceğim ilk şey: Ömrüm boyunca okuduğum en çarpıcı, en sarsıcı, en dramatik ve en çarpık ilişkileri içeren kitaptı. Nitekim her zamanki gibi kitaba geçmeden yazarımız olan ve daha önce Okumaz Yazmaz eserini okuduğum yazarımızın kalemi bu sefer oldukça keskin ... Büyük Defterde ikizlerin , savaş sonrası acımasız dünyaya alışmak için geliştirdikleri acımasız yöntemleri, yalın ve keskin bir dille anlatır. Savaşın çocukluk masumiyetini nasıl yönettiğini , normların tersyüz edilmesinin neticesinde kötülüğün sıradanlığının nasıl bulaşıcı olabileceğini gözler önüne serer .. Hem kitabın adı hemde kurguda var olan büyük defter ise sadece savaşın çocuklar üzerindeki yıkımını değil, aynı zamanda insanların kriz dönemlerinde nasıl kendi hayatta kalma kılavuzlarını yazdığını gösteriyor. İkizlerin defteri adeta savaşın ortasında normların çöktüğü bir toplumda yeni kurallar koyma çabası gibidir Kanıt da ise olay örgüsünün merkezinde. Yaşamı yalnızlık, sessizlik ve içsel bir boşlukla şekillenen ve sürekli bir arayış içerisinde olan Lucas vardır .roman boyunca anlatı giderek belirsizleşir; gerçek ile hayal, anı ile kurgu birbirine karışır. Okuyucu ben ne okuyorum , neyi atladım ? Bütün bunlar bir hayal miydi ? gibi sorular zihnini giderek karıştırır . Ama yazarın sarsıcı üslubundan olacak ki okuyucu esere devam eder ve bu üçlemedeki düğüm Üçüncü yalan ile çözüme kavuşur . Üçüncü Yalan kitabına spoiler vermemek adına değinmeyeceğim ama şu kadarını söyleyebilirim ki bu kitap bittikten sonra bir boşlukta takılı kalacak gözleriniz . Savaşın ve insanların acımasızlığını , öksüzlük ve yetimliğin burukluğunu , kıvrak zekanın koşulları nasıl tersine çevirebileceğini uzunca bir süre düşüneceksiniz . Bu noktada benim önerim , kitabın çok fazla olumsuzluk , şiddet ve ensest
Büyük Defter - Kanıt - Üçüncü YalanAgota Kristof · Yapı Kredi Yayınları · 20258,5bin okunma
6/10
·128 syf.··
2025 27. kitabı
Roman, içsel dünyası zengin ama dış dünyaya karşı mesafeli olan İrune’nin yalnızlıkla baş etme çabasını anlatıyor. Ev ile iş arasında sıkışmış, toplumsal bağlardan kopmuş bir kadının hikâyesi bu. Yalnızlık teması öyle küçük ayrıntılarla ama bir o kadar da etkili biçimde işlenmiş ki, insan yer yer durup kalakalıyor. Tüm bu güçlü anlatıma rağmen, kitapta hâlâ benim için tam oturmayan noktalar var. Okuyucular çok beğenmiş olabilir ama bana göre bir yönüyle hep eksik, hep yarım gibi. Hafta sonu biraz depresif ve yalnız hissediyorsanız, “Bana öyle bir kitap öner ki bu duyguyu yaşayan tek kişi olmadığımı bileyim” diyorsanız, Son Romantikler tam da o histe eşlik edebilecek bir kitap. “İyi ki okumuşum” diyemem belki ama “Okuduğuma pişman değilim” demek de bir şeydir.
Son RomantiklerTxani Rodríguez · Dergah Yayınları · 2023383 okunma
Puan vermedi·128 syf.··
2025 9. kitabı
Tezer Özlü, Türk edebiyatında "melankolinin prensesi" olarak anılmış ve eserleriyle okuyucularına derin bir duygusal bağın gelişmiş başış bir yazar. Kitap özeti yazarının Avrupa'daki seyahatlerini ve seyahatlerinde yaşananlara bağlı olarak içsel muhasebelerini anlatıyor. üçgeni ile anlatılmıştır. Bu üçgende ; nasıl yorumlandığını belirtirseniz "derseniz önerimdir
Yaşamın Ucuna YolculukTezer Özlü · Yapı Kredi Yayınları · 202114,7bin okunma
9/10
·280 syf.··
2025 6. kitabı
Bir kitap düşünün ; Her danışanın bir renk olduğu ve bu renklerin farklı farklı hikayeleri , acıları , kaygıları olduğunu . Sade ve samimi bir üslubu olan yazarımız , anlatım tarzı ile okuyucusuyla birebir konuşuyormuş hissi yaratıyor . Kitap boyunca kullanılan dil , akıcı ve anlaşılır olup , okuyucuyu yoğun düşünsel bir yolculuğa davet ediyor . Bu yolculukta ; lerledikçe kendi ruhsal renginizi bulup , o renge göre şifalanıyorsunuz aslında . Ama sifalanma kelimesini okuduktan sonra minnoş bir kitapla karşılaşacağınız , sözüm ona gelişememiş insanların yazdığı gelişim kitapları gibi düşünmeyin . Bu şifalanma sürecende kitap sizi oldukça zorlayacak . Okudukça tramvalarınız , keşkeleriniz , amalarınız ve çünküleriniz gecelerce peşinizi bırakmaycak . Çünkü yazarın nihai hedefi ; ayrılığın beraberinde getirdiği hüzün , kırılganlık ve duygusal çatışmalar üzerine derinlemesine bir keşif sunarken , okuyucunun kendi ayrılıklarını sorgulaması ve bu süreçte içsel bir yolculuğa çıkmasına olanak tanımaktır. Kitap, çoğu zaman okuyucunun kalbine dokunan bir melankoli ile insanın kırılganlığına , dünya hayatının sonluluğuna dair farkındalık yaratır . Bu noktada , duygusal yoğunluğunun bu denli fazla olması kitabın en çarpıcı yanlarından biridir . Velhasıl , '' VUSLAT ONA , AYRILIK BANA DÜŞTÜ ... '' diyenlerdenseniz önerimdir . bu güzel kitabı okumam için tavsiye eden canım arkadaşıma sonsuz teşekkürler minnettarım ...
Giderken Bana Bir Şeyler SöyleMustafa Ulusoy · Kapı Yayınları · 20192,079 okunma