Erişilmemiş nice istek insanın ruhunu tatlı bir kederle doldururdu. Oysa ne kederde bir çare vardı ne de geçmişi düşünmekte. Ruhun varlığını duyması, kendini tazelemesiydi bu.
Ancak bu işler ona göre değildi, böyle bir yaşam da ona göre değildi. Bazen her şeyi yüzüstü bırakarak kaçıp gitmeyi düşünüyordu. Fakat hiçbir yere gidemeyeceğini, hiçbir işe yaramayacağını, aradığı yaşamı bulamayacağını adı gibide biliyordu.