Bnm hhhb

Bnm hhhb
@banaboyle
Derler ki:"Sen hastasın, gördüğünü sandığın şeyler de gerçekliği olmayan bir sayıklamadan başka bir şey değil... Zaten bu işte sağlam bir mantık arama! Ben hayaletlerin yalnızca hastalara göründüğüne katılıyorum;ama bu, hayaletlerin başkalarına değil de yalnızca hastalara göründüğünü kanıtlar, yoksa onların hiç olmadıkları değil.
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?

Bnm hhhb

, bir kitap okudu
Puan vermedi·704 syf.·
2019 14. kitabı
Fyodor Dostoyevski
9.1/10 · 194,4bin okunma
...İnsan kendini kumar oynarken ele verir, bunun sıradan bir söz olduğunu biliyorum :Ama demek istediğim şu:Kumar oynarken insanın eli, kendisini daha açık ele verir. Çünkü bütün kumarbazlar, ya da çoğunluğu diyelim, kısa zamanda yüz hareketlerine hakim olmayı öğrenirler-üst tarafa, yani gömlek yakasının üzerine duygusuzluğun soğuk maskesini takarlar-, dudaklarının etrafındaki çizgileri aşağı doğru çekmeye uğraşır, heyecanlarını öfkeyle sıktıkları dişlerinin arasına iterler, kendi gözlerinde en ufak bir huzursuzluğun fark edilmesine izin vermez, yapay ve soylu bir ilgisizlik kazandırıncaya kadar yüzlerindeki gergin kaslarını düzleştirirler. Bedenlerinin en görünür yeri olduğundan, büyük bir çabayla kontrol altında tutmak için tüm dikkatlerini yüzlerinde toplarken, ellerini unutuverirler;etrafta sadece o elleri izleyen insanlar olduğunu, üst tarafta gülümseyerek büzüşen dudağın ve kasten ilgisiz kılınan bakışların gizlendiği her şeyin sırrını ellere bakarak açıklayan insanların olduğunu unutuverirler. Gerçekten de el, o esnada en gizli sırrı bile çok arsızca açığa vurur. Çünkü büyük güçlükle hakim olunan, uyuyor gibi görünen o parmakların hepsinin kibar rehavetini bozan o kaçınılmaz an gelir:Rulet topunun küçük bölmeye düştüğü ve kazanan sayının herkese ilan edildiği o gergin anda, o saniyede, yüz ya da beşyüz elin her biri bilinçsizce doğal bir içgüdüyle tamamen kendine özgü, tamamen o kişiye özgü bir hareket yapar...

Bnm hhhb

, bir kitap okudu
Puan vermedi·80 syf.·
2019 13. kitabı
Stefan Zweig
7.4/10 · 151bin okunma
Ah, canlılığım her zaman vardı elbette, sadece yaşamaya cesaret edememiştim, kendimi boğazlamış ve kendimden gizlemiştim;fakat şimdi bütün o baskı altındaki güç patlamıştı, yaşam denen o zenginlik, o tarifsiz kudret bana galip gelmişti. Şu anda ise yaşama hala bağlı olduğumu biliyordum, yaşamın gerçek yanının-bunu başka nasıl ifade edebilirim ki- sahici yanının, çarpıtışmamış yanının içimde filizlendiğini rahmindeki çocuğun ilk kez kıpırdadığını duyan bir kadının doygun mutluluğuyla hissettim.