Durmaksızın prova yapın ve içeriğinizi öyle içselleştirin ki sunumunu yakın bir arkadaşınızla sohbet eder gibi rahatça yapabilin.
Gerçek ikna, sadece dinleyenlerinizle duygusal bir ahenk yakaladıktan ve güvenlerini kazandıktan sonra olur. eğer sesiniz, jestleriniz ve beden diliniz sözlerinizle uyum sussa dinleyeceğiniz mesajınıza güvenmeyecektir. Bu bir Ferrariye (harika bir hikaye) sahip olup kullanmayı (anlatmak) bilmemenin eşdeğerdir. 
Kahramanlar ve hainler sunun. İster bir film olsun ister roman her hikayenin bir kahramanı ve bir haini vardır. Güçlü bir iş sunumunda da aynı oyuncular vardır. Bir konuşmacı, bir iş ya da endüstriye meydan okuyan bir şeyi (hain) açığa çıkarır. Kahraman (marka kahramanı) bu meydan okumaya karşı gelir. Sonunda kasaba halkı (müşteriler) hainden kurtarılır, mücadele biter ve herkes mutlu yaşar. Bazı durumlarda hain gerçek birisi ya da bir rakip olabilir, ama bu durumlarda dikkatli adım atın. En önemlisi kahramanınızın - Ürününüz markanız ya da fikriniz- günü kurtarmaya geldiğinden emin olun.
Aristoteles’in ikna bileşenlerini nasıl kullanırsınız en son sorunlarımızdan birini alın ve içeriği henüz incelediğimiz üç sınıfa ayırın Ethos (güvenilirlik), Logos (kanıt ve beriler) ve Patos (duygulara hitap). Pathos’unuz diğerlerine göre nasıl? eğer duygulara hitabınız minimal ise bu sunumu tekrar yapmadan önce içeriği yeniden düşünseniz iyi olur, daha çok hikaye anekdot ve kişisel iç görüler eklemek gibi.
Yunan filozofu Aristotales iknanın üç unsurun temsil edilmesi ile oluştuğuna inanırdı. Ethos, logos, pathos. Ethos güvenilirliktir. bizler başarılarına sıfatlarına deneyimlerine ve benzeri saygı duyduğumuz insanlarla hemfikir olmaya eğilimi gösteririz. Logos, mantık, veriler ve istatistik aracılığıyla ikna aracıdır. Pathos ise duygulara hitap etme eylemidir.