Ne çok anne, bir gün bir gölgeyi kucaklamak korkusuyla çocuklarına çok bağlanmamak için çaba göstermiştir.
Ozanın dediği gibi,
Ölüm yaşamımızın iki ucundan tutmakta: Yaşlılık ölüme, çocukluktan daha yakın değildir.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Neden, birini çok sevmek, aynı zamanda o insanı derinden yaralamakla aynı olsun ki? Yani eğer öyleyse, birini çok sevmenin ne anlamı var ki? Neden öyle bir şey meydana gelmek zorunda?
Seni ne kadar sevse de, seni terk ederek gitmekten başka çaresi yoktu. Senin yapmak zorunda olduğun şey de, onun o ruh halini anlamak ve kabul etmek. Onun o sırada yaşadığı ezici korku ve öfkeyi anlamalı, bir parçan olarak kabullenmelisin. Olduğu gibi alıp karşı saldırıya geçmek yerine. Başka bir deyişle, onu affetmek zorundasın. Elbette kolay değil. Fakat bunu yapmak zorundasın. Kurtuluşun için tek çare bu. Başka bir kurtuluş yolun da yok.