Puan vermedi·112 syf.··
2026 24. kitabı
·
9 saatte okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 17:49
Tarih, kazananlar tarafından yazılır derler; tıp tarihi de kadınların bilgisinin, emeğinin ve şifasının nasıl çalındığının tarihidir. Cadılar, Ebeler ve Hemşireler kitabını okurken içimdeki adalet duygusunun nasıl sarsıldığını tarif edemem.Kitap, cadı avlarının aslında tıp alanındaki ilk büyük tasfiye hareketi olduğunu gözler önüne seriyor. Halkın içinden çıkan, bitkileri tanıyan, doğumu kolaylaştıran o bilge kadınlar, eğitimli elit erkeklerin kurduğu tıp tekeline kurban edilmiş. Kadınlar şifacıyken birden sadece emir kulu olan ‘hemşireler’ konumuna indirgenmiş.Okurken ‘biz bu günlere nasıl geldik’ sorusunun cevabını çok net görüyorsunuz. Kısa ama tokat gibi çarpan, her kadının kütüphanesinde bulunması gereken bir manifesto niteliğinde. Kendi tarihimizi öğrenmek ve unutturulan şifacı kadınlara neler yapıldığını -ki bu acımasızca canilik -kesinlikle okumalısınız. Keyifli okumalar
Cadılar, Ebeler ve HemşirelerBarbara Ehrenreich · Pinhan Yayıncılık · 2023603 okunma
10/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2026 3. kitabı
·
43 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 22:04
Tarih boyunca 'cadı' olarak anlatılan birçok kadının aslında sadece bilgili, tecrübeli ve insanlara şifa vermeye çalışan kadınlar olması gerçekten insanı düşündürüyor. Cadılar, Ebeler ve Hemşireler; bize yalnızca cadı avlarını değil, kadınların sağlık alanındaki bilgisinin nasıl değersizleştirildiğini ve zamanla erkek egemen bir sistem içerisinde nasıl geri plana itildiğini anlatıyor. Kitap çok kısa olmasına rağmen içinde oldukça yoğun bir tarihsel arka plan barındırıyor. Özellikle kadın şifacıların halk arasındaki önemini, kilise ve dönemin otoriteleri tarafından nasıl bir tehdit olarak görüldüklerini okumak yer yer öfkelendirici. En acı taraflarından biri de yok edilenin sadece kadınlar değil, onların nesiller boyunca aktardığı bilgi ve deneyim olması. Akıcı dili ve kısa hacmi sayesinde bir solukta okunabilecek, özellikle kadın tarihi, tıp tarihi ve toplumsal eşitsizlikler üzerine düşünmek isteyenlerin mutlaka şans vermesi gereken bir eser. Bazı kitaplar yeni bilgiler öğretir, bazıları ise bildiğini sandığın şeylere başka bir yerden bakmanı sağlar. Cadılar, Ebeler ve Hemşireler benim için ikinci grupta yer alan bir kitap oldu.
İnceleme
Cadılar, Ebeler ve HemşirelerBarbara Ehrenreich · Pinhan Yayıncılık · 2023603 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
10/10
·456 syf.··
Beğendi
·
2026 22. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 03 Nisan 2026 00:00
İki umutsuz âşığın, birbirlerine ithafen kaleme aldığı iki kitabın yollarını bir sahafın dükkânında kesiştirmesiyle başlayan; geçmiş ile günümüz arasında zarifçe dokunmuş, büyüleyici bir hikâye... Sahafın, satır aralarındaki aşka ve yarım kalmışlığa kayıtsız kalamayarak kitapların sahiplerini bulmak için çıktığı yolculuk, onu yalnızca gizemli bir geçmişin izlerine değil, kendi hayatını değiştirecek yeni ve karşı konulamaz bir aşka da sürüklüyor. Kapanmayan yaralar, değersizlik hissi, güven sorunları, öfkeyle alınan kararların gölgesinde şekillenen hayatlar, pişmanlıklar ve affetmenin iyileştirici gücü... Yazar tüm bu duyguları büyük bir incelikle işleyerek hem hüzünlü hem de umut dolu bir anlatı sunuyor. Son sayfasına kadar merak duygusunu diri tutan, karakterleriyle bağ kurduran ve uzun süre etkisinden çıkamayacağınız bu romanı gönülden tavsiye ediyorum.
Eski Kitapların YankısıBarbara Davis · Olimpos Yayınları · 2025103 okunma
Puan vermedi·144 syf.··
2026 39. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2026 15:54
Ebeveynlerimize Neden Borçlu Değiliz? ”, başlığı itibarıyla oldukça iddialı ve tartışmaya açık bir kitap. Barbara Bleisch , ebeveyn-çocuk ilişkisini alışılmış “fedakârlık”, “minnet” ve “borç” kavramlarının dışına çıkararak daha felsefi bir düzlemde ele alıyor. Kitabın temel yaklaşımı, çocukların dünyaya gelmeyi seçmedikleri için ebeveynlerine otomatik ve sınırsız bir borç yükümlülüğü altında olmadıkları fikrine dayanıyor. Açıkçası kitabın bakış açısını tamamen benimsediğimi söyleyemem. Özellikle aile bağlarının yalnızca yükümlülük, özgürlük ve bireysel tercih ekseninde değerlendirilmesi bana yer yer eksik ve fazla rasyonel geldi. Çünkü ebeveynlik ve evlat olmak, sadece hukuki ya da etik bir “borç” meselesi değil; aynı zamanda emek, sevgi, kırgınlık, sorumluluk, kültür ve duygusal bağlarla şekillenen çok katmanlı bir ilişki. Buna rağmen kitabı okumak benim için farklı bir perspektif görmek açısından değerliydi. Özellikle aile ilişkilerinde sorgulanmadan kabul edilen “çocuk anne babasına her koşulda borçludur” anlayışını tartışmaya açması önemli. Katılmadığım noktalar olsa da, okura düşünme alanı açan ve ebeveyn-çocuk ilişkisine daha eleştirel bakmayı sağlayan bir metin. Benim için bu kitap, “haklı bulduğum” bir metinden çok, “üzerine düşündüren” bir metin oldu. Aile, minnet ve sorumluluk kavramlarına farklı bir yerden bakmak isteyenler için okunabilir; ancak kitabın sunduğu yaklaşımın herkes için ikna edici olmayacağını düşünüyorum.
Ebeveynlerimize Neden Borçlu Değiliz?Barbara Bleisch · Beyaz Baykuş Yayınları · 202257 okunma
8/10
·528 syf.··
2026 9. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 21 Mayıs 2026 00:00
Kitap 1975 yazında Adirondack Dağları'nın derinliklerinde yer alan ve son derece varlıklı Van Laar ailesine ait olan seçkin bir yaz kampında, kamp sahibinin 13 yaşındaki kızı Barbara Van Laar'ın bir sabah yatağında bulunamamasıyla başlar. Barbara iz bırakmadan ormanın içinde sırra kadem basmıştır. İşin asıl ürpertici ve gizemi derinleştiren tarafı ise Barbara’nın ağabeyi Bear da 14 yıl önce tam olarak aynı ormanda kaybolmuş ve ondan bir daha asla haber alınamamıştır. Ailenin iki çocuğunun da kaybolmasını merkeze alan kitap; karakterlerin geçmişini ve psikolojisini derinlemesine incelerken, gizem ve gerilimin her sayfada daha da artıp sizi ele geçirmesini sağlıyor. Temposu yüksek polisiye gerilim romanlarından farklı olarak aşırı slow akan bir kitap. Buna rağmen hikayenin farklı kişi ve zaman akışında ilerlemesi sizi kitaba bağlıyor ve o yavaşlıkta sıkılmadan sayfaları çeviriyorsunuz. Ormanın tekinsizliği, dağ ortamının yarattığı klostrofobi hissi, karakterlerin birbirine yalan söylemesi okurken sizde de psikolojik bir baskı ve gerilim yaratıyor. Özellikle tüm kadın karakterlerin farklı tarzlarda olması, sınıf ve cinsiyet farklılıkları çok güzel bir şekilde işlenmiş. Herkese keyifli okumalar
Ormanın TanrısıLiz Moore · Kairos Kitap · 2025103 okunma
Ne oldu şimdi?
6/10
·184 syf.··
Beğendi
·
2026 24. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 30 Mayıs 2026 00:00
Bazı kitaplar illa baştan sonra size bir fikri ya da bir olayın tüm örgülerini aktaramaz ama bittiği zaman okuduğunuza değer anlar yaşadığınızı fark edersiniz. Ama bu kitapta maalesef hiçbiri yoktu, evet akıcı bir anlatımı var ve kolay okunan bir eser ama bitince niye okudum ki ben bunu dedim. Hasta annesi ve gaddar veteriner babası ile kırsalda yaşayan Alice’nin o evden çıkıp yatılı hasta bakıcılığı yapmaya gittiği başka bir evde yaşadığı günlük olayları okuyoruz. Yazar çarpıcı olması adına Alice’e farklı bir yetenek sunmuş ve kitabın sonunu o şekilde bağlamış ama genelden tamamen alakasız, ne alaka yani şimdi bu dediğimiz ve hiçbir şekilde açıklanmayan bir yetenek. Sonu da geneli gibi havada kalarak bitti, ben ağır birkaç kitap okuduktan sonra okumuştum iyiki de öyle yaptım ince sayfasıyla zaten hemen bitecek ama çok da bir şey bulacağınızı düşünmediğim bir kitap.
Veterinerin KızıBarbara Comyns · Everest Yayınları · 20266 okunma