Alain de Botton"un Felsefenin Tesellisi kitabından
Bazen karşımdaki kadın ve erkeklerle, küçük bir kızın oyuncak bebeğiyle konuştuğu gibi konuşuyorum. Küçük kız oyuncak bebeğin kendisini anlamadığını bilir, yine de bilinçli bir biçimde kendini aldatarak iletişim kurmanın keyfini yaşamaya çalışır.
İnsanları oldukları gibi kabul etmek, onları olmadıkları bir kişi gibi görmekten yeğdir.
"Erkeklere özgü kendini hor görme hastalığının tek çaresi zeki bir kadın tarafından sevilmektir."
Friedrich Nietzsche
"Bana ne kadar ilerleme kaydettiğimi soruyorsun? Kendi kendimle dost olmaya başladım." Bu gerçekten de büyük bir meziyet;...emin ol, böyle bir adam bütün insanlıkla dost olabilir.
Bir jip satın alıyoruz, ama -Epikuros’a göre- asıl aradığımız şey özgürlük.
Bir aperitif ısmarlıyoruz, ama -Epikuros’a göre asıl gereksinimimiz olan şey dostluk.
Güzel bir banyomuz olabilir, ama -Epikuros’a göre- asıl istediğimiz bu banyoda, bizi sükunete kavuşturacak düşüncelere dalmaktır.
Montaigne
Okumak hayatının tesellisiydi:
Okumak beni çekildiğim bu inzivda avutuyor; hem aylaklığın ağırlığından hem de sohbetleriyle canımı sıkan misafirlerden kurtarıyor. Eğer çekilen acı, altından kalkılamayacak kadar ağır değilse okumak acının açtığı yaraları da iyileştiriyor. Tatsız düşüncelerden kurtulmak için tek yapmam gereken kitaplara başvurmak.
Konuşacak kimse bulamadıkları için kaç kişinin yazar olduğuna ve bu yüzden kaç kitap yazılmış olduğuna şöyle bir bakarsak, kitapçıların yalnız insanlar için girilebilecek en iyi yer olduğunu anlarız.
Sokrates,
... Toplum tarafından kabul görmesine yardım edecek olanı değil inandığı şeyi yaptı.
Arthur Schopenhauer söylüyor.
Bu dünya sevgi dolu bir yaratıcının değil, varlıklara, ıstırap çektiklerini görmek için can veren şeytanın eseriydi.
Arthur