Bolluk çağında ruh açlıktan kıvranıyor. Maddeci yönelim insanı ıssızlaştırıyor, derinlerimizde saklı duran emniyetsizlik hissini uyandırıyor ve bizi ancak çok sahip olmakla mutlu olabileceğimiz yanılsamasına götürüyor.
Bunun için de zaman satıp para alıyoruz. O kadar çok çalışıyoruz ki, sevdiklerimize bile ayıracak zamanımız kalmıyor.
Hamasî sloganlara ve ateşli söylevlere rağmen, Filistin meselesi bugün "cami avlusunda bulunmuş çocuk" muamelesi görüyor. Dışarıdan herkesin müdahale ettiği, Arap ve İslâm dünyasında iş başına gelen türlü iktidar ve ideolojilerin dilinden hiç düşürmediği, siyasi güç sahiplerinden çok azının gerçekten samimiyet nazarıyla baktığı, halk kitlelerinin onca heyecanına rağmen, bir türlü yuvasını bulamamış öksüz ve yetim bir çocuk...
Bugün İsrail’in bayrağındaki altı köşeli yıldızı gördüğümüzde aklımıza Hz.Davud veya Hz.Süleyman’ın aziz hatıraları değil sadece işgal ve zulüm geliyorsa, İsrail’in taktiği işe yaramış, zihinlerimizi ve kavramlarımızı bile Siyonistlere kaptırmışız demektir.