Sana uzanamadığım gün
Ellerim yok sanıyorum
Senin bakışlarını yakalayamadığım gün
Gözlerim yok
O zaman bir yumruk
Bütün gücüyle vuruyor
Eski bir piyanonun tuşlarına
Binlerce martı
Kayalıklara çarparak ölüyor
Ayışığı tutkal gibi
Yapışıyor pencereme
Açamıyorum perdeleri
Şiir yok artık
Türkü dindi...
Boğazımda patlamamış bir çığlık
Bağırmak, ağlamak yok artık
Uzun bir şiirin dizelerini bir bir yaşadım
Uzun bir şiir oldu hayatım
Ben niye kimselerin ağlamadığı yerlerde ağladım?
Kopardığım çiçeklerden niye hep kan fışkırdı?
Ben sokağa çıktığımda kapılar kapanır,
Anneler içeri çekerlerdi çocuklarını
Irmak aktı denize, yaprak toprağa düştü
Bana çakıl taşları, bana kuru dallar kaldı.
Usul usul birikiyor gözyaşlarım
Yanım yörem durgun bir kar denizi
Potinlerim boyasız, şiirler yarım
Yüreğimde bir şeyleri özleme, bekleme isteği.
Kırabilsem,
Umudun zaten aşınmış kapılarını
Usulca girsem içeri...