Doğumundan sonraki bağırış, balık doğranan masanın altından yükselen, kendisini hatırlatan, annesini giyotine götüren bağırış, acıma, sevgi arayan bir içgüdü bağırışı değildi. Ölçülü, biçili, neredeyse olgun bir insan titizliğiyle tartılmış bir bağırıştı. Bununla vermişti yeni doğan bebek sevgiye karşı, ama yine de hayattan yana olan kararını.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"...Bu yüzden ölmekte olanın ya da korkuyla yaşayanın bu iki fantezisine, cennet ve cehenneme inanmadığımı itiraf edebilirim. Bizi bu hayatta ne inancın uhrevi hazlarına ne de dünyevi bir cennetin bedensel arzularına beslenecek umut ayakta tutmalıdır, bilakis doğruluktan ve güzellikten, şerefimizden ve ahlakımızdan duyduğumuz haz bize güç vermelidir."