📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Aklın, mantığın ortaya çıkaramadığı, cevherleri, / Delilik bulup çıkarıyor çoğu kez." Şair biliyor, gerçeğin ancak delilik kisvesiyle tehlikesiz bir şekilde söylenebileceğini
Bana bir mağara çiz! Av resimleri yapacağım duvarlarına açlıktan ölürken. Bana bir deniz çiz! Gökyüzünü sırtlandım oksijen tüpü yerine. Bana bir at çiz! Islık çaldığımda kişnesin. Bana bir ağaç çiz! Kırsın salıncağımı. Bana bir olta çiz! Balıklar uğramasın yanıma. Bana bir kayık çiz! Gemilerimi batırsın. Bana bir kitap çiz! Kurdelesinden tırmanayım aya. Bana bir kardan adam çiz! Eridikçe kara bir mürekkep olsun. Bana bir boşluk çiz! Çil çil yıldızların peşine düşeyim. Bana bir köpek çiz, kocaman bir kemik atayım önüne.
Bu dünya bize yetmez.
Bazen insan zenginlikle mahrumiyeti aynı anda yaşar da dudaklarından şöyle bir cümle dökülüverir: "Bana aynı anda hem 800.000 kitabı hem de karanlığı veren Tanrı'nın muhteşem ironisi!" Kim bilir belki de bu yüzden yolda yürürken karşısına çıkan okurunun, "Efendim siz Borges misiniz?" sorusunu, "Ara sıra," diye cevaplamıştır usta. Ne zordur insanın kendisi olması.
"Ne zaman bir yazı yazılsa, eski bir yazı tekrarlanıyor demektir; ne zaman yeni bir yazı okunsa. eski bir yazı tekrar okunuyor demektir," sözlerini söyleyebilen bir yazarı yalnız cüretkâr bulmakla kalmıyor, artık ona bütün kalbimizle güvenemeyeceğimizi biliyoruz. Bunun ötesinde bir mana saklamak için bize yalancı ışıklar yakıp dursa da sadece yazının değil, yazgının da tekrar edip durduğunu göstermek istediğini varsayıyor, o vakit bu sözü pekâlâ yeni bir manaya hamledebiliyoruz: "Ne zaman yeni bir savaş çıksa, eski bir cephe yeniden açılıyor demektir; ne zaman taze kan dökülüyor olsa, kadim bir medeniyetle hesap görülüyor demektir."