30 yaşına gelince insan, her şeyi anlatmak zorunda olmadığını anlıyor. Çünkü ne kadar Bazı şeyleri açıklarsan açıkla, karşındakinin seni dinlediği ve anladığı kadar oluyorsun, Bu yüzden artık her şeyi ciddiye almamayı, her söze içerlememeyi, başkasının saçmalıklarına cevap vermemeyi ve kendi ruh sağlığın için bazı insanları gerekirse yok saymayı öğreniyorsun , kendi huzurunu seçiyorsun. Biliyorsun ki; Kendini bilen biri için en büyük rahatlık, anlaşılmaya değil, kendin gibi kalmaya odaklanmak oluyor.
Kesinlikle... Herkese anlatmayı bırakınca insan, kendi iç sesini daha net duymaya başlıyor. Haklı çıkmanın kibrinden sıyrılıp huzurlu kalmaya yatırım yapmak, sanırım 30'lu yaşların bize en büyük hediyesi.
Senem ben de şaşırdım alıntılar sırayla gelince sıkılmadan okudunuz sandım 🙂 olsun 300 sayfa okumak da bence başarı sayılabilir, şahsen ben sıkılıp bırakmıştım hemen 😅 Türkiye'de okurların en çok yarım bıraktığı kitaplarda 2. Sırada yer alıyormuş Suç ve Ceza..