Elbiselerimiz her geçen gün bize daha benzer bir hale gelir ve karakterimizin tesirini üzerinde taşır; onları bir kenara koymakta tereddüt etmeden önce sanki vücudumuzun bir parçasıymış gibi ciddiyetle tamir ederiz. Hiç kimseyi giysilerinde yama bulunduğu için küçük görmem, yine de modaya uygun veya en azından temiz ve yamasız giysilere sahip olmak sağlam bir vicdana sahip olmaktan genelde daha önemli görülür.
Yaşamaya öyle içten ve derinlemesine mecburuz ki; yaşamımızı yüceltir ve değişim ihtimalini inkar ederiz. "Tek yol budur." deriz, fakat bir merkezden çizilebilecek çizgiler kadar çok yol vardır aslında. Tüm değişimler üzerine düşünülmesi gereken, her an meydana gelen birer mucizedir. Konfüçyüs, "Bildiğimiz şeyleri bildiğimizi ve bilmediğimiz şeyleri bilmediğimizi bilmek; işte gerçek bilgi budur. " der. Kişi hayal gücünün olgusunu anlayışının olgusuna indirgediğinde, nihayetinde tüm insanların hayatlarını bu temel üzerine kuracağını tahmin ediyorum.