Çocukluğumun Mardini'nde İslam da başka bir şeydi.Namaz kılan babaannelerin önünden geçtiğinde ya da secdeye vardığı sırada sırtına bindiğinde,namazının bozulacağından korkan zavallı kadının sadece okuduğu duanın sözlerini daha yüksek sesle tekrarlamaktan öteye gitmeyen sevecen protestosu,ramazan ayında çocukların oruç tutma ısrarı karşısında,peki üç gün tut,bir başlangıçta,bir ortasında,bir de sonunda,üç gün eder,bir sıfır koydun mu işte sana otuz gün oruç diye avutulduğu bir şefkat dünyası.Israrımıza rağmen iftarı bekleyemez,gizlice su içer,mutfaktan aşırdığımız bir şeyleri yerdik;büyükler de bunu bilmelerine rağmen hiç yüzümüze vurmazdı,hatta iftar sofrasında bize de Allah kabul etsin evladım derlerdi.