(...)İnsan en önemli işleri yatarken yapar diye düşünüyorum.Yatarak doğar,yatarak büyür,yatarak ürer,yatarak iyileşir,yatarak dinlenir,yatarak doğurur ve yatarak ölür.Ölüm sonrasında ise hepten yatar.Bütün bunlar yataysa,geriye dikey olarak ne kalıyor ki zaten!Homo erectus hali,bize omurga ağrıları veren geçici bir haldir olsa olsa.Yoksa öyle değil mi?Yatay haldeki bütün etkinliklere;dünyaya gelmeye,bir süre sağ kalmaya,dünyaya getirmeye ve her şeye anlam katan,bir tür diklenme hali mi?Hayata diklenmek,direnmek,mücadele etmek.Öyleyse insanın yaşı ilerledikçe savaşçı ruhunu kaybedeceğini düşünmek doğru olamaz.Kavgadan kaçmak için böyle bir mazeret kabul edilemez.Daha fazla yaşamanın hakkı,boyun eğmek biçiminde verilebilir mi?Ama bir tarz değişikliği gerekir elbette.Yetişen gençleri veya kendi gençliğini taklit etmek anlamsız.Yeni bir üslup yaratmalı insan,yaşlılık döneminde. Haksızlıklara,sömürüye, çirkinliklere onca yıl tanık olmanın ve her şeye rağmen,kötülüğün mutlak egemenlik sağlayamadığını görmenin bilgisiyle;sakin bir itiraz geliştirmeli.Ama yaş iyice ilerleyince,biyolojik kısıtlar kendini dayatacaktır mutlaka.