Hâl [şimdiki zaman] yoktur. Geleceğe geçmeye hazır bir eşik vardır, bundan öbürüne bir kamaşma içinde geçilir. Bu kamaşma bir yığın hülyalardır, vizyonlar ve tahatturlardır. Ve ben daima yenileşen bir eşikteyim.
Yorgunum. Artık uykularım beni dinlendirmiyorlar. Haşat, biçare kalkıyorum. İşlerimi bir türlü sıralayamadığım için hiçbir şeye muvaffak olamıyorum. Her taraftan yıkıntı... Çöküyorum. [...] Geberip suratlarına çarpmak istiyorum bana yaptıklarını. Tali'im hiç yardım etmiyor. Yıkılış hissini hiç bu kadar derinden duymamıştım. Kâğıt alacak param bile yok. [...] Dağılma. İhtilaçlar içindeyim. Parasızlık... İhtiyarlık, bir yığın imkânsızlık. Yarabbim bana çare bul.