Sevgi aynı zamanda bize ölümlülüğümüzü anımsatır . Bir dostumuz veya ailemizden biri öldüğünde yaşamın hemen gözden kaybolan ve bir daha ele geçmez olduğu gerçeği canlı bir biçimde aklımıza girer . Fakat bir de bunun anlamlı olasılıklarından doğan derin bir anlam ve bu sıçrayışı yaparak kendimizi tehlikeye atma güdüsü vardır . Bir kısımda belki de pek çok insan , birinin ölümünde dostluğun, bağlılığın , sadakatin değerini yaşantılayana kadar derin sevdiğinin ne olduğunu bilmez.
Aşık olduğumuzdan benliğimizin merkezinden vazgeçeriz .Önceki varoluş durumumuzdan alınıp bir boşluğa fırlatılırız . ve yeni bir dünyaya , yeni bir varoluşa ulaşmayı umsak da bundan asla emin olamayız . Hiçbir şey aynı gözükmez ve bir daha asla aynı gözükmeyebilir. Dünya yok edilmiş ; bir daha kurulacağını nasıl bileceğiz ? Kendi merkezimizi veririz ve ondan vazgeçeriz ; geri alıp almayacağımızı nasıl bileceğiz ? Uyandığımızda dünyayı sarsılır buluruz : Nerede ve ne zaman durulacak ?
Aşık olmak , kendimizi hem olumluya hem olumsuza açmak demektir ; kedere , üzüntüye ve düş kırıklığına olduğu kadar neşeye , doyuma ve daha önce mümkün olduğunu bilmediğimiz bir bilinç yokluğuna .