"Yeni dünyalara göçten ne haber? Galakside yüz milyar yıldız var. Yaşanabilir veya yaşanılır hale getirilebilir yüz milyon gezegen olduğu tahmin ediliyor."
"Bu çok saçma."
"Niye?" diye hararetle sordu Dr. Fastolfe. "Böyle bir ôneri neden saçma oluyormuş? Dünyalılar geçmişte başka gezegenlere yerleştiler. Vatanım Aurora da dahil elli Dış Dünyanın otuzdan fazlası doğrudan Dünyalılar tarafından kolonileştirildi. Kolonileşme artık mümkün değil mi?"
"Şey..."
"Verecek bir cevabınız yok mu? Izin verirseniz eğer öyle bir şey artık mümkün değilse bunun Dünya'daki Şehir kültürünün gelişiminden kaynaklandığını öne sürmek isterim. Dünya'daki insan yaşamı Şehirlerden önce birbirinden kopup da ham bir dünyada her şeye baştan başlayamayacak kadar uzmanlaşmış değildi. Bunu otuz kez yaptılar. Fakat artık Dünyalılar o kadar şımarıklar, hapsedici çelik mağaralarına o kadar bağlılar ki ebediyen tuzağa düşmüş durumdalar. Siz, Bay Baley, bir Şehir sakininin taşradan geçerek Uzaykent'e ulaşabileceğine dahi inanmıyorsunuz. Uzaydan geçerek yeni bir dünyaya ulaşmak size imkânsızlığın daniskası gibi geliyor olmalı. Şehircilik Dünya'yı mahvediyor, bayım."
Baley kadının müzmin neşesini tamamen kaybettiği tek bir olay hatırlıyordu ve o olay da ismiyle ilgiliydi. Evliliklerinin ilk yılındaydılar ve bebekleri henüz doğmamıştı. Hatta Jessie oğlu Bentley'ye daha o ay hamile kalmıştı (I.Q. dereceleri, Genetik Değerler statüleri ve Baley'nin Teşkilat'taki mevkii onlara ilkine daha ilk yılda hamile kalınabilecek iki çocuk hakkı tanıyordu). Bazen geçmişi düşündüğünde Baley'ye karısının o dönemki sıra dışı gerginliği kısmen Bentley'nin ortaya çıkışından kaynaklanmış gibi gelirdi.
"Hepimizi birden mi değiştirecekler?" dedi Baley. "Olmaz öyle şey. Yerimizi alacak eğitimli adamlar yok ki."
"R'ler," dedi Amir. "Onlar var."
"Ne?"
"R. Sammy sadece başlangıç. Ayak işleri yapıyor. Başkaları otoyollarda devriye gezebiliyor. Eh be adam, Uzaycıları senden iyi tanıyorum ve ne yaptıklarını biliyorum. Senin ve benim işimizi yürütebilecek R'ler var. Görevden alınabiliriz. Olmaz sanma. Hem bizim yaşımızda işgücü havuzuna düşmek..."