İzmir'de bir sahafa bulmuştum bu kitabı... Arkada yazanı dikkate almak gerekiyor, duygusallıktan oldukça uzak yalın bir savaş ironisi içeriyor. 45/47 yılları arasında dönem Almanya'sındaki ordu ve halk arasındaki görünmeyen gerilimi salt düşünceler ve 8 güzel öykü ile dile getirmiş ..
.
.
Son hikayedeki aldırış etmezlik, bugüne kadar okuduğum en iyi eleştirilerin arasına girdi bile..
Askeri ceza müşaviri soruyor : < Söyleyeceğin bir şey var mı davalı? >
< Söylenecek bir şey.. davalı.. > diye kendi kendime söylediğimi duyuyorum,
°
°
< Katil, katil olduğu için öldürülürken, davalı, katil olmak istemediği için öldürdülecek >
"Ne var?" diye sordu adam.
Kadın hiç kımıldamadı. " Çocuk öldü" dedi.
Adam irkilerek doğruldu. " Öldü mü?" dedi, "öldü mü dedin?"
"Sen uyurken öldü" dedi kadın.
"Neden uyandırmadın beni?"
"Neden uyandıraydım?" diye sordu kadın.