Batuhan Arslanoğlu

Batuhan Arslanoğlu
@barslanoglu23
Bilgi bir başkasına aktarılabilir ; Bilgelik ise hayır . . instagram.com/barslanoglu23
Galaktik uygarlıkların gezegenlerdeki toplumların evrimiyle geliştiğini ve bilgi aktarmak için, göreliliğin dediği gibi ışıktan daha hızlı bir yol olmadığını kabul ediyorsak ( yani daha hızlı iletişim için kara delikler kullanılması olasılığını göz önüne almazsak) evren çapında bir bilgi bütünlüğüne varılamayacağını anlarız. Evrensel zekâ, var olamayacak bir tanrı demektir...
Sayfa 272·Kitabı okudu
Bilim
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Dünya'da hayatın nasıl başladığıni araştıran laboratuvar çalışmalarına hız verildi. Eğer bu gezegende hayatın ortaya çıkışı çok "kolay" olduysa, başka gezegenlerde de bulunması olasılığı yükselecektir. . . . İLAVE OKUR GÖRÜŞÜ : Dünya'da kimyasal yaşamın, yerini organik yaşama bırakması konusu 2020 yılı itibariyle henüz çözülmemiştir... Bu gezegende yaşam sayısız zor ihtimalin bir araya gelmesiyle oluşmuştur... . Abiyogenez - Biyogenez konuları ayrı ayrı çözüme kavuşmuşken bu geçiş henüz gizemini koruyor. . TAVSİYEM : Jim Al-Khalili'nin editörlüğünü yaptığı, içeriğinde kozmologtan astrofizikçiye, jeologtan kimyagere 15 i geçik bilim insanının en güncel araştırmalarını kaleme aldığı "UZAYLILAR" adlı kitabında detaylar tüm insanlık için basit bir şekilde derlenmiştir.
Sayfa 228·Kitabı okudu
Bilim
Evrenin geri kalan bölümüyle aramızda bulunan atomik ve moleküler bağ hayali olmayan, gerçek bir ilişkidir. Çevremizi teleskop ve Uzay araçlarıyla araştırdıkça başka bağlara da rastlayabiliriz. Dünya dışı uygarlıkların bağlı olduğu bir iletişim ağı bulunabilir ve bizim de buna yarın katılmayacağımızı kimse söyleyemez. Astroloji'nin başaramadığı işle, yani yıldızların insan karakterine etkisini belirlemekle modern astronomi ilgilenmez. Ancak içinde bulunduğumuz evren ile aramızdaki bağı bulmak ve anlamak arzumuza astronomi hizmet etmektedir. . . . İLAVE OKUR GÖRÜŞÜ : Aslında Carl burada Astroloji'den bahsederken, hedef kitlesinin de astronomiye yeni başlayanlardan oluşmasının göz ardı edilmemesi konusunda çok sıkı davranmıștır. İlerleyen bölümlerde Karanlık madde ve Karanlık enerji konularına tanıklık edersek, bu konuda Carl'ın görüşleri büyük ölçüde açıklık kazanır.
Sayfa 221·Kitabı okudu
Bilim
Mars yüzeyindeki değişimler çok yavaş geliştiğinden, aynı bölgenin farklı görünümlü iki resmini almak için uzun süre bekleniyordu. MARINER 9, görevinin sonunda SYRTIS MAJOR ve THARSIS bölgelerinin uzun süreli değişiklikleri gösteren 15 önemli fotoğrafını çekti. Uzay aracı bu resimleri banda kaydetti, sonra kaseti Dünya'ya gönderecekti. Ama resimleri bize aktaramadı ; kelimenin tam manasıyla gazı bitmişti. 1972 Kasım'ında Mars'ın yörüngesinden THARSIS ile SYRTIS MAJOR 'un nasıl göründüğünü hiçbir zaman öğrenemeyeceğiz. . . . İLAVE OKUR GÖRÜŞÜ : Nereden başlasam bilemiyorum. Elbet bu görevden birkaç yıl sonra 1975'te üzerinde daha gelişmiş enstrümanlar bulunan VIKING 1 ve VIKING 2 fırlatıldı. Bu araçlar daha detaylı hesaplamalar sonucu çekilemeyen fotoğrafları kolaylıkla çekmiştir. 2000 yılına kadar Dünya'ya Mars ile ilgi atmosferik ve jeolojik olarak önemli bilgiler yolladı. Buraya kadar herşey normal bana göre. Bilimin gelişmesi herşeyin gelişiminde olduğu gibi basamaklardan ibarettir. Schiaparelli'den Lowell 'a oradan da MARINER programına. Şimdi gelelim asıl kafamdaki soru işaretine. . Fırlatmadan bir yıl önce aracın kontrol gazının tükenebileceği anlaşılmış ve bir çözüm önerilmiştir : Roketleme tankları kontrol gazı sistemine bağlansın. Böylece kontrol gazı tükenirse roketleme gazı bunun yerini alabilecekti. Birleşik Devletler hükumeti için ufak bir maliyet olan 30.000 dolarlık ek maliyet dönemin şartları gereğince fazla bulunduğu nedeniyle reddedilmiștir. Azot bittikten sonra aracın çalışmayacağı fırlatmadan önce bilseydiler eminim ki astronomlar bu parayı kendi aralarında toplardı. Ek boruların amerikan hükumetine getirisi 150 milyon dolarlık bilim olabilirdi. . Not : MARINER programı Amerikan hükumetine 550 milyon Dolar'a malolmuștur.
Sayfa 170·Kitabı okudu
Bilim
Uzay programlarının kazanımları bilimsellikle sınırlı değildir. Amerikan toplumunun birçok kesimini felsefe, araştırma ve kişisel merak açılarından ilgilendirmektedir. Uzay araştırmalarına harcanan para, karşılığında alınanlar düşünülürse hiç de çok değildir . . . İLAVE OKUR GÖRÜŞÜ : Soğuk savaş öncesi ve esnasında SSCB ile girilen teknoloji ve Uzay yarışı şüphesiz iki milletin de kısa sürede çok büyük yol katetmesine olanak vermiştir. Ancak ayrılan bütçeler günümüzde de olduğu gibi, kitabın yazılış yılı olan 70'lerde de tartışma konusu olmuştur. Düşüncemin bir diğer kısmında her ne kadar Amerikan milleti üzerinden alıntılama yapsa da, hatta o süreçte bu tip meta şeylerle vakit geçirilmemesi gerektiğini yansıtsa da felsefi konuların da Carl'ın kafasını ne kadar meşgul ettigini görüyoruz.
Sayfa 99·Kitabı okudu
Bilim