ya ben nerede saklayacağım kendi geçmişimi? geçmişini cebine koyamaz ya insan. onu koyacak bir evi olmalı bedenimden başka bir şeyim yok benim; tek bedeniyle yapayalnız bir adam, anıları durduramaz; sıyrılıp gider anılar ondan. sızlanmamam gerek bu durumdan: özgür olmak istedim yalnızca.
sartre'ın ve varoluşçuluğun kült anlatılarından biri.
kitapta aman aman bir kurgu, kurmaca, buna benzer bir öğe yok demek mümkün sanırım. boş boş dolanan bir adam... bu açıdan kitabı kimileri sıkıcı bulabilir. edebi yanı bence de çok zayıf kitabın. bir faulkner değil, bir nabokov değil, ayrıca bir dostoyevski de değil.
babasıyla olan ilişkisi sebebiyle bilinçaltında kendini bir böcek olduğuna o kadar inandırmıştır ki; milena'ya yazdığı mektupların birinde (dönüşüm ve yargı romanlarında olduğu gibi) yine bu metaforu kullanır.
milena ise etrafındaki hayatla ilgilenmesini sağlayan kertenkeledir.
“Çılgınlık yapacak arkadaş istiyorum yanıma.
Sıkıldım aklı başındayı oynamaktan,
uslu durmaktan.
Deli desinler kaç yazar, hayatta zaten hep bir şike var, bir de oyun bozan, heves kaçıran, hayalleri yıkan...”
Gülten Alp