“oza”, yunanca zoe (yaşam) sözcüğünden türetilmiş olan rus hıristiyan adı zoya’nın bozulmuşudur. ve ne muammaî bir nedenselliktir ki oza bey'in bana yüklediği sıfatsal adın da ta kendisidir*
.........
kendileri güvende değil ki bizi kurtaranların;
ne çileler, ne üzünçler umurumda,
bil ki tek düşüncem, yarın
koruyabilmek seni kendimden fazla
sen misin değişen,
yoksa ben mi?
bütün geçmişimizden, geçmiş yıllardan,
bir zamanlar biz olan o insan gölgeleri
hüzünle el sallamaktalar bize şimdi.
............
lisedeyken okumuştum.ölmeden önce okunması gereken bir kitap derim daha da başka bir şey demem. 150 harften oluşması gerekiyor olması ilginç değil mi inceleme notlarının.oysa bir cümleyle de insan fikrini aktarabilir.
''Daha çok anlat''dedim.
''Hoşuna gidiyor mu?''
''Çok.Elimden gelse,seninle sekiz yüz elli iki bin kilometre hiç durmadan konuşurdum.''
''Bu kadar yola nasıl benzin yetiştiririz?''
''Gider gibi yaparız''