Onlar çalar, o sırada kendilerinden de bir şey çalınır, herkes birbirinin huzurunu kaçırır, hepsi karşılıklı zavallı durumuna düşer; yaşamları kazançtan, hazdan ve ruhsal gelişimden yoksundur. Kimse ölümü hesaba katmaz, kimse kendini uzak umutlar beslemekten alıkoymaz; nitekim bazıları yaşamlarından sonraki şeyleri bile, örneğin devasa mezarlıklarını, kamu işlerinin adlarına ithaf edilmesini, yakılacağı odun yığınındaki sunuları ve gösterişli cenaze törenlerini tasarlar.
Hayat bazılarını, hırslarının doruğuna varamadan, ilk mücadelelerinin ortasında terk etmiştir. Bazılarını ise, bin aşağılık durumdan sürünerek çıkıp asil bir konuma ulaştıktan sonra, sefil bir düşünce ele geçirir, sadece bir mezartaşı yazısı için mücadele etmişlerdir.