Abdullah b. Mesud'un küçük bir kız çocuğu vardı. Onu bağrına basar, öper ve “Ey babasını ateşten koruyacak olan örtüm, merhaba” derdi.
Alıntı
Mekkede Erkamın adalet evi Daha konuşmazsın hemen; önce gözlerin uyanır, sonra bakışların, en son da o içimi ısıtan gülüşün. Göksel 48 Sen Uyanırken Erkam ibnil Erkam Mekkede adalet evi Oydu müslümanlara evini açan sahabi Evini açarken seslendi Resullullah nebiye Sallahu aleyhi vesselem baktı yüzüne Ey efendimiz evim müslümanlarındır.. İslamın sesi içimizi ısıtıyordu İlk önce Efendimiz SAV sonra müminler Hepsi bu evde uyanıp kıyama kalkacaktı Darul erkam erkamın evi sahabe yurdu Erkam ibnil erkam Mekkede bir kahraman Gözler uyanınca bakışlar kıyama kalktı Şiirler naatlar bu adalet evinde yazıldı Dünya böyle değildi sahabeler devrinde Sahabeler gidince kaldık efkâr içinde Şimdi içimizi ısıtmıyor sahte gülüşler Kuraan okuyordu Kahraman sahabe Erkam b erkam okudu Bakara suresini Dediki ey kahramanlar içimi efkâr basar Kafir ve münafıklar istemez hayırlı olanı Ne hale geldi dünya efkârı hep kaldı bize
Şiir
Reklam
"Biz bayrak sevdalıları için gök girsin kızıl çıksın,Ölümden korkmayız yenge hanım, bizi asıl korkutan şehadet şerbetini içmeden göçüp gitmek. Senin yerinde olsaydım hepsinin inini basar, eceli olurdum çünkü kurt uludu mu itler saklanacak yer arar." Saka ve Sanrı 2
Alıntı
“İnsan en cok anlaşılmadığında yalnızdır, söylediği duyulmadığında değil. Görülmeyen bir insan bi gölgeye dönüşür. Gölgenin bir sesi yok, bir yeri yoktur. Anlatma, yazma, hikaye etmek işte bütün bunlar insanın bu dünyada bir iz bırakma çabasıdır. O izi kim görür, kim siler, kim üstüne basar anlamak mümkün değildir.”
Benim sadık yârim kara topraktır...
KARA TOPRAK Dost dost diye nicesine sarıldım Benim sâdık yârim kara topraktır Beyhude dolandım boşa yoruldum Benim sâdık yârim kara topraktır Nice güzellere bağlandım kaldım Ne bir vefa gördüm ne fayda buldum Her türlü isteğim topraktan aldım Benim sâdık yârim kara topraktır Koyun verdi kuzu verdi süt verdi Yemek verdi ekmek verdi et verdi Kazma ile döğmeyince kıt verdi Benim sâdık yârim kara topraktır Âdem'den bu deme neslim getirdi Bana türlü türlü meyva yedirdi Her gün beni tepesinde götürdü Benim sâdık yârim kara topraktır Karnın yardım kazmayınan belinen Yüzün yırttım tırnağınan elinen Yine beni karşıladı gülünen Benim sâdık yârim kara topraktır İşkence yaptıkça bana gülerdi Bunda yalan yoktur herkes de gördü Bir çekirdek verdim dört bostan verdi
Şiir
gülüşün eklenir kimliğime
Gün biter gülüșün kalır bende anılar gibi sürüklenir bulutlar Ömrümüz ayrılıklar toplamıdır yarım kalan bir şiir belki de Aykırı anlamlar arayıp durma güz biter sular köpürür de kapanmaz gülüşünün açtğı yara uçurum olur cellat olur her gece Her gece yeniden bir talan başlar acı ses olur, ses deli bir yağmur eski bir eylüle gireriz böylece Sığındığım her yer adınla anılır ben girerim, sokağı devriyeler basar bir de gülüșün eklenir kimliğime Ahmet Telli
Şiir
Reklam
Reklam